Gönderi

10/10
·88 syf.··
2026 5. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2026 09:39
İnsanı asıl değiştiren şey yaşadıkları mı, yoksa sakladıkları mı? Bu Hikâye Tutar Canan’ı okurken sık sık durup düşündüm. Çünkü Sibel Oğuz, büyük olaylardan değil; hayatın içinden, çok küçük ama insanın içine yer eden anlardan bahsediyor. Bir çocuğun söyleyemedikleri, bir babanın susarak anlattıkları, yaralı bir martı, bir annenin “haydi” diye seslenişi… Hepsi bana tanıdık geldi. Sanki bir yerden değil, tam kalbimin içinden geçiyordu. Dili çok sade ama bir o kadar da derin. Okurken bazı cümleler insanın boğazına düğümleniyor, bazı yerlerde “evet, tam da bu” diyorsun. Kitabı kapattığımda aklımda tek bir soru kaldı: İnsanı gerçekten ne değiştiriyor? Başına gelenler mi, yoksa içine attıkları mı? Daha önce Annem, Zeytin ve Çay ile kurduğum bağ, bu kitapla daha da güçlendi. Sibel Oğuz’un anlattıkları bana iyi geldi ama aynı zamanda içimi de biraz acıttı. Sanırım bu yüzden bu kitabı sevdim. Uzun süre aklımdan çıkmayacak. Okuduğum her bir öykü de muazzamdı. Bir durum, bir nesne, bir söz üzerine yazılan satırlara hayranlık duydum. Ben yazsam böyle yazmak isterdim, dediğim öyküler okudum.
Bu Hikaye Tutar CananSibel Oğuz · Eksik Parça Yayınları · 202525 okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.