Puan vermedi·226 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Ocak 2026 00:00 Oradan oraya sürgün edilişin; Bodrum'da yeniden doğmanın hikayesi.
Bodrum anne babamdan dolayı daha ben doğmadan hayatımda önemli bir hikayesi vardı. Abim denizci, bittabii denize de büyük hevesim, hasretim vardır. Yıllar önce Halikarnas Balıkçısı'nı duydum. Yaz başında bir sahafa girdim Halikarnas Balıkçısı var mı, diye. Varmış, 3-5 hepsini topladım. Derken bir baktım kucağımda bir sürü değerli eser var. Bana bu adamı nereden biliyorsun, dedi. Şu diziden mi? Hayır çok daha önceden taa küçük bir çocukken bilirdim şimdilerde okumak istiyorum, dedim. Mavi Sürgün o heyecanla aklımdan çıkmış. Bulduğum gibi okumaya başladım. Çok eziyet gören bir adam olduğunu, sanata, denize olan tutkusunu biliyordum da böylesine derin bir adam olduğunu bilmiyorum. Toprağın dilini öğrenip ülkenize kazandırdığı yemiş ve çiçekleri hiç mi hiç bilmiyorum. Akdeniz'de şu sulu, kabuğu kolay soyulan portakallar, onları öğretmek için her yere cebinde tohum taşıması, o güzelim begonviller, faydalı yemişler, adamın bu güzelim toprağa içi gitmiş. Şimdi bu kadar zalimce elden çıkarılması ne yalan söyleyeyim hepten ağrıma gitti. Halikarnas Balıkçısı bir an uyansa kahrından hemencecik ölürdü.
Buralar bildiğiniz gibi değil, sizin ekmek için canınızı dişinize taktığınız topraklar pek azaldı kıymeti şu kadarcık oldu, dilden dile yaydığınız "merhaba"lar unutuldu. Toprak gibi onu söyleyenler de pek az, nesli tükenmek üzere bir avuç dolusu kaldı. Size birkaç nesil öteden Merhaba, demek isterim, Merhaba ve bütün katkılarınız için yürekten teşekkürler. Ve iy ki bizim değerlerimizden birisiniz.
Anısına saygıyla.