Açlık, bakıldığında bu kitap açlığın en acı, en görünmesi gereken yerlerini bize ilmek ilmek işleyen, empati kurmamızı sağlayan bir kitap oldu benim için. Anlatımı güzel, betimlemesi harika, akıcıydı ve hoşuma gitti. Ana karakterin karnını doyurmak için para bulabilecek mi, hadi artık bulsun, neden bu kadar gurur yaptı, ölecek şimdi, neden bunu düşündü, biri yardım etsin, neden kimse yardıma koşmuyor... diye düşüncelere daldığım, sanki karakterin yanındaymışım ve elinden tutmam gerekiyormuş hissi verdi. Kitabın ana karakteriyle bir gün gülerken oh be! sonunda dediğinizde, ertesi gün üzülüyorsunuz? Kendisini anlatırken artık delirdiğini görebiliyorsunuz ve bu durum sizi de delirtiyor. Kitabı okurken ana karakterle aynı acıları hissedip üzüldüğüm çok yer oldu. Sanki oradaymış hissi...
Kitabın içindeki o gerçek açlık duygusu, anlamamı çok zorlaştırdı. Açlığı iliklerime kadar hissettim diyebilirim.
Kitabın yazarı olan Knut Hamsun aslında bu kitapta kendi otobiyografisini yazmış. Yazar olmak için kimseden destek almadan, kendi çabalarıyla, parasını ucu ucuna yetiştirmeye çalışan, zamanının çoğunu yazmakla ve kitap okumakla geçiren, kalemini kaybederken bile o kalem için üzülmesi, bakıldığında zorluklar içinde kendini yaratmış resmen ve tüm bunlara rağmen o kadar da gururlu... İyi okumalar dilerim...