Puan vermedi·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Ocak 2026 00:00 Ahmet Ümit denince çoğumuzun aklına güçlü polisiye kurgular, cinayetler ve onları adım adım çözen karakterler geliyor. Patasana da bu beklentiyle başlanan bir kitap ama sayfalar ilerledikçe okuru çok daha farklı bir yolculuğun içine çekiyor. Polisiye elbette var; hem de oldukça sağlam. Ancak kitabın merkezinde yalnızca “katil kim?” sorusu yok. İnsan doğası, iktidar, korku ve vicdanla yapılan hesaplaşma çok daha baskın bir şekilde hissediliyor.
Roman iki ayrı zaman diliminde ilerliyor. Bir yanda günümüzde, Güneydoğu’da yapılan bir arkeolojik kazı sırasında yaşanan esrarengiz cinayetler; diğer yanda ise binlerce yıl öncesinden, Hititler dönemine ait tabletler aracılığıyla tanıştığımız saray yazmanı Patasana. Başta birbirinden bağımsız gibi duran bu iki anlatı, ilerledikçe öyle güzel birbirine bağlanıyor ki hem merak duygusu canlı kalıyor hem de hikâye hiç kopmadan akıyor.
Patasana’nın ağzından okuduğumuz bölümler kitabın en çarpıcı tarafı. Güç karşısında susan, korkan, kendini korumaya çalışan ama bunun bedelini vicdanında ödeyen bir insanın iç dünyasına tanık oluyoruz. Onun anlattıkları yalnızca tarihsel bir hikâye değil; bugün de fazlasıyla tanıdık gelen duygularla dolu. Zaman değişiyor, iktidarlar değişiyor ama insanın zaafları pek değişmiyor sanki.
Günümüzde geçen bölümlerde ise arkeoloji dünyasının iç dinamikleri, hırslar, rekabetler ve ilişkiler ön planda. Cinayet soruşturması klasik bir polisiye temposunda ilerlemiyor belki ama benim için oldukça akıcıydı. Olayların birbirine bağlanışı çok başarılıydı ve en güzeli de katili son sayfaya kadar tahmin edememem oldu
Yıllar önce üniversite sınavına hazırlanırken Türkçe öğretmenim,
“Ahmet Ümit’in Patasana kitabını üç kere okusan, üçünde de farklı bir bakış açısı ve bilgiyle çıkarsın” demişti. O zaman bu cümleyi neden kurduğunu tam anlayamamıştım. Kitabı bitirdiğimde gerçekten hocama hak verdim. Katmanlı, düşündüren ve her detayında başka bir anlam barındıran bir roman.
Benim için Patasana olağanüstü güzellikteydi. Hızlı okunan, merakı diri tutan ama bittiğinde de insanın zihninde sorular bırakan bir kitap.
Ahmet Ümit ne yazsa okurum zaten ama Patasana benim için ayrı bir yerde duruyor.