·238 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Ocak 2026 10:15 Hallac-ı Mansur’un hayatını oldum olası merak ederim ama bir türlü fırsat bulup da onunla ilgili araştırma yapamamıştım. Bu kitap belli noktalarda Mansur’a ilişkin bilgi veren bir biyografi kitabı izlenimi verse de bana göre birçok bakımdan yetersiz…
“Tasavvuf ve sufiliğe ilişkin, Mansur’un “Enel Hak” söylemini açıklayan felsefi alt yapısı olan, derinlikli bir eser okuyacağım” beklentisi ile okumaya başladığım kitap, beni hayale kırıklığına uğrattı. Öncelikle felsefi analizler, insanı büyüten sohbetler beklemeyin kitaptan.
Gelelim işin sanatı kısmına… Edebi olarak nereden tutsan oradan elinde kalan bir yapı var. Kurgu bölük pörçük, karakterlerin hikayeleri havada kalıyor. Özellikle günümüzle geçmiş arasında bir köprü olsun diye, biraz da günümüzden kopuk olmasın diye romana ilave edilen yama karakterler ve akıbetleri ile ilgili hiçbir şey olmuyor. Sırf geçmiş ve günümüz arasında bağlantı kurulacak diye uçuk kaçık bir zamanlar arası seyahat de hem gereksiz hem de kitabın ağırlığını yok ediyor. Günümüzdeki gazetecinin “kafa yoranlar”la buluşması, gazeteciye duyulan güven ve en önemlisi de profesörden kalan günlük inanılmaz mantıksız ve tutarsız. Profesör günlüğüne zamanda seyahat ettiğini yazıyor ve Profesör geçmişe gidiyor. Her ne hikmetse geçmişteki olan adamın günlüğü günümüzde bulunuyor. Kopuk, mantıksız ve tutarsız bir kurgu…
Böyle fantastik girişimler yapmaya çalışmak yerine Pala’nın Yunus Emre’nin yaşamı öyküsünü anlattığı “Od” romanındaki gibi bir yöntem izlese ortaya çok daha güzel bir eser çıkabilirdi. Olmamış, olduramamış…
Ayrıca kitabın yazarı Lerch’in İslam dinini bilhassa kadın düşmanı gibi göstermeye çalışması da gözümden kaçmadı. Kadınların erkekleri memnun etmek ve haz vermek için yaratıldığını, kadınların erkeklerin tarlaları olduğunu ifade eden yaklaşım beni rahatsız etmekle kalmadı, İslamiyet’e karşı olumsuz bir algı yaratılmaya çalışıldığını da düşündürdü.
Kitabın bana en büyük katkısı Zerdüştileri araştırmam ve ışık anlayışını derinlemesine incelemek için merak duygumu kamçılamış olması…