Mark Wolynn’in "Seninle Başlamadı" adlı eseri, aile tarihimizin aslında bizzat bizim hikayemiz olduğunu iddia eden sarsıcı bir çalışma... Kitabın temel savı; genetik mirasımız gibi birçok acımızın, takıntılı davranışımızın ya da çözülemeyen düşünce kalıplarımızın kaynağının, soyağacımızdaki bireylerin yaşadığı travmatik olaylar olabileceği yönündedir.
Yazar, yaşamımızdaki anlamlandırılamayan davranış bozukluklarının sebebinin, geçmiş kuşakların yaşadığı acılar olduğu, olabileceği algısını dikte etmektedir. Bu perspektife göre sadece ebeveynlerimiz veya büyükanne ve büyükbabalarımız değil; amca, dayı, hala ve hatta uzak kuşaklardaki atalarımız dahi birer aktör olarak hayat sahnelemizde belirleyici rol oynayabilmektedir.
Özetle eser; travmanın geçmişin derinliklerinden uzanarak yeni bir "kurban" seçme gücüne sahip olduğu iddiası üzerine kurgulanmıştır.
Kitapta Brian Dias’tan aktarılan, "Spermde bilginin nesilden nesile aktarılmasını sağlayan bir mekanizma mevcuttur," ifadesi, bu iddiayı biyolojik bir zemine oturtma çabasıdır. Ancak eserde geçen, "Birinin suç işlediği bir ailede, sonraki nesillerden biri farkında olmadan o suçun bedelini ödeyebilmektedir," yargısı, beraberinde ciddi etik ve mantıksal sorgulamaları getirmektedir. Zira "ailenin işlediği günahın bedelini alt soyun ödemesi" düşüncesi, suçun şahsiliği ilkesiyle taban tabana zıttır. Mutlak Yaratıcı’nın adalet vasfı ve sorumluluğun bireyselliği konusundaki hassasiyeti göz önüne alındığında, bu deterministik yaklaşım makul bir zemine oturmamaktadır.
Tarihsel süreçte aile üyelerinin suçundan dolayı tüm hanenin hukuki olarak cezalandırılması söz konusuyken, modern hukuk ve inanç sistemleri bu anlayışı terk etmiştir. Bu noktada şu soruyu sormak elzemdir: İstismarcı, şiddet yanlısı veya dolandırıcı bir bireyin