Zeynep Baki

Zeynep Baki
@zeynepbaki
“Güzel Kadınlar Çabuk Tükenir” ve “Hiç Olmamış Gibi” isimli öykü kitaplarının yazarı... Çok okur, az yazar. “Kitaplarla çevrili değilsem uyuyamam.” (Borges)
akademisyen
doktora
muğla
nevşehir, 24 Mart 1986
133 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
@zeynepbaki·
·
sabitlendi
Ben bugün kendimi hiç olmadığı kadar yakından gördüm. Yeni öykü kitabım “Hiç Olmamış Gibi”nin arka kapak yazısı: “Unutmanın değil, hatırlamanın yükünü taşıyoruz.” İlk kitabı Güzel Kadınlar Çabuk Tükenir’le güçlü bir çıkış yapan Zeynep Baki, Hiç Olmamış Gibi’de bu kez unutmanın, susmanın ve üstü örtülenin izini sürüyor. Gitmiş gibi yapıp kalanlar, kalmış gibi yapıp çoktan gidenler; yersiz yurtsuzlar, karanlığına saklananlar, kendi hayatında misafir gibi yaşayanlar bu öykülerin sessiz ama inatçı kahramanları. Baki, gündelik hayatın sıradan akışı içinde silikleşen kırılmaları, küçük jestlerin ve yarım bırakılmış cümlelerin ardına gizlenen büyük acıları incelikle açığa çıkarıyor. Geçmişle hesaplaşmayı sürekli erteleyen, acıyı basit bir tebessümle kamufle eden, suskunluğu bir siper gibi kuşanan kadınların ortak sesi bu kitapta yankılanıyor. Hiç Olmamış Gibi, unutmayı bir kurtuluş değil, hatırlamayı göze almanın bedeli olarak ele alırken; bastırılanın, ertelenenin ve dile gelmeyenin nasıl ağır bir yük haline geldiğini gösteriyor. Kitap satış linki parisyayinlari.com/magaza/hic-olma...
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Zeynep Baki

, bir kitap okudu
Puan vermedi·146 syf.·
2026 29. kitabı
Aslan Tolga Öcal
8.2/10 · 9 okunma
Semerkant ve "İyi Niyet Timsali" Amerika
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 22:27
Okumak istediğim ama yıllarca ertelediğim Semerkant’ı sonunda okuma fırsatı bulabildim. Kitap dört bölümden oluşuyor ve kurgusu hiç de fena değil. Ömer Hayyam’ın yazdığı, rubailerinden oluşan el yazması bir kitabın peşine düşen Fransız kökenli bir Amerikalının 20. yüzyılda Doğu’da yaşadıkları oryantalist bir bakış açısıyla verilirken; 11. yüzyılda yaşayan (fakat aynı tarihlerde bir araya gelip gelmedikleri tarihsel olarak kesin olmayan) Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah’ın yaşamları da tarihsel bir perspektifle sunulmuş. Doğu’nun kayıp tarihinin peşine düşen bir ağıt olarak da değerlendirilebilecek bu tarihi romanı okumuş olmaktan keyif aldım. Tarihi romanları sevdiğim ve daha önce de Bartol’un Alamut Kalesi’ni okuduğum için karakterler yabancı gelmedi; ayrıca Hayyam ve Cihan’ın aşklarıyla romantize edilmiş bu yapıtla ilgili eleştirilerim de var elbette… Doğu’yu egzotik, gizemli ve gerici bir yer olarak yapılandıran oryantalist bakış açısının hâkim olduğu kitapta; Avrupa ve Rusya’nın İran üzerindeki siyasi emellerini gerçekleştirmek için her yola başvurduğu anlatılırken, Amerika’nın bir "demokrasi kahramanı" gibi sunulması, tek derdinin özgürlük mücadelesine destek olmak gibi gösterilmesi bana gülünç gelmenin de ötesinde trajik geldi. Özellikle gündemimizin İran-Amerika (İsrail) gerilimiyle meşgul olduğu, kirli çıkarların ayan beyan ortada bulunduğu bugünlerde; 20. yüzyılın başlarındaki o "genç demokrasi" Amerika’nın güzellenmesi ve bir kurtarıcı rolüyle sunulması tam anlamıyla manipülasyondur. Bu bağlamda, yapıtın bir romandan ziyade siyasi bir propaganda metnine yaklaştığını söylemek yanlış olmaz. Not: Hasan Sabbah ile ilgili kısımda, genel kanının aksine Sabbah’ın askerlerini afyonla uyuşturarak ya da onlara sahte cennet bahçeleri tasarlayarak emrine amade
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma
Kalıtsal Travmalar Üzerine Bir Eleştiri
6/10
·277 syf.··
2026 27. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 14:23
Mark Wolynn’in "Seninle Başlamadı" adlı eseri, aile tarihimizin aslında bizzat bizim hikayemiz olduğunu iddia eden sarsıcı bir çalışma... Kitabın temel savı; genetik mirasımız gibi birçok acımızın, takıntılı davranışımızın ya da çözülemeyen düşünce kalıplarımızın kaynağının, soyağacımızdaki bireylerin yaşadığı travmatik olaylar olabileceği yönündedir. Yazar, yaşamımızdaki anlamlandırılamayan davranış bozukluklarının sebebinin, geçmiş kuşakların yaşadığı acılar olduğu, olabileceği algısını dikte etmektedir. Bu perspektife göre sadece ebeveynlerimiz veya büyükanne ve büyükbabalarımız değil; amca, dayı, hala ve hatta uzak kuşaklardaki atalarımız dahi birer aktör olarak hayat sahnelemizde belirleyici rol oynayabilmektedir. Özetle eser; travmanın geçmişin derinliklerinden uzanarak yeni bir "kurban" seçme gücüne sahip olduğu iddiası üzerine kurgulanmıştır. Kitapta Brian Dias’tan aktarılan, "Spermde bilginin nesilden nesile aktarılmasını sağlayan bir mekanizma mevcuttur," ifadesi, bu iddiayı biyolojik bir zemine oturtma çabasıdır. Ancak eserde geçen, "Birinin suç işlediği bir ailede, sonraki nesillerden biri farkında olmadan o suçun bedelini ödeyebilmektedir," yargısı, beraberinde ciddi etik ve mantıksal sorgulamaları getirmektedir. Zira "ailenin işlediği günahın bedelini alt soyun ödemesi" düşüncesi, suçun şahsiliği ilkesiyle taban tabana zıttır. Mutlak Yaratıcı’nın adalet vasfı ve sorumluluğun bireyselliği konusundaki hassasiyeti göz önüne alındığında, bu deterministik yaklaşım makul bir zemine oturmamaktadır. Tarihsel süreçte aile üyelerinin suçundan dolayı tüm hanenin hukuki olarak cezalandırılması söz konusuyken, modern hukuk ve inanç sistemleri bu anlayışı terk etmiştir. Bu noktada şu soruyu sormak elzemdir: İstismarcı, şiddet yanlısı veya dolandırıcı bir bireyin
Seninle BaşlamadıMark Wolynn · Sola Yayınları · 202218,1bin okunma