Popüler kültür ürünü olduğunu düşündüğüm için okumakta tereddüt ettiğim ve okumaya başladığımda da mesafeli yaklaştığım bu kitabı sevdim. Sevme nedenim ne romanın ana karakteri Nora Seed ne onun yaşamları ne de onun başına gelen olaylar… Sevdiğim şey kitabın umudu diri tutması ve her şeye rağmen yaşamaya değdiğini hissettiren o nahif bakış açısı.
Hollywood filmi izler gibi bir solukta okuyabileceğiniz kitabın sonunu tahmin etmek zor değil ve ileride ana akım sinema filmi örneklerinden biri olmaya da aday. Edebi bir dile sahip değil ve sanatsal kaygılarla yazılmamış kitap. Daha çok güzel bir öyküyü incelikli bir kurguyla anlatmış diyebiliriz.
Not: Minör ya da majör fark etmez depresyon yaşayanların, kendini kötü hisseden, isteme yetisini kaybeden, umutsuz ve keyifsiz insanların okuması bilhassa iyi olur çünkü verdiği mesajda insanı iyileştiren bir yan var.
Not 2: Kitabı okurken hep şu cümle dolaştı zihnimde “Yaşlanmak seçeneklerin azalmasıdır.”
Not 3: “Yaşıyorsak hâlâ umut var demektir.”