Zeynep Baki

Zeynep Baki
@zeynepbaki
“Güzel Kadınlar Çabuk Tükenir” ve “Hiç Olmamış Gibi” isimli öykü kitaplarının yazarı... Çok okur, az yazar. “Kitaplarla çevrili değilsem uyuyamam.” (Borges)
Semerkant ve "İyi Niyet Timsali" Amerika
7/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 22:27
Okumak istediğim ama yıllarca ertelediğim Semerkant’ı sonunda okuma fırsatı bulabildim. Kitap dört bölümden oluşuyor ve kurgusu hiç de fena değil. Ömer Hayyam’ın yazdığı, rubailerinden oluşan el yazması bir kitabın peşine düşen Fransız kökenli bir Amerikalının 20. yüzyılda Doğu’da yaşadıkları oryantalist bir bakış açısıyla verilirken; 11. yüzyılda yaşayan (fakat aynı tarihlerde bir araya gelip gelmedikleri tarihsel olarak kesin olmayan) Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah’ın yaşamları da tarihsel bir perspektifle sunulmuş. Doğu’nun kayıp tarihinin peşine düşen bir ağıt olarak da değerlendirilebilecek bu tarihi romanı okumuş olmaktan keyif aldım. Tarihi romanları sevdiğim ve daha önce de Bartol’un Alamut Kalesi’ni okuduğum için karakterler yabancı gelmedi; ayrıca Hayyam ve Cihan’ın aşklarıyla romantize edilmiş bu yapıtla ilgili eleştirilerim de var elbette… Doğu’yu egzotik, gizemli ve gerici bir yer olarak yapılandıran oryantalist bakış açısının hâkim olduğu kitapta; Avrupa ve Rusya’nın İran üzerindeki siyasi emellerini gerçekleştirmek için her yola başvurduğu anlatılırken, Amerika’nın bir "demokrasi kahramanı" gibi sunulması, tek derdinin özgürlük mücadelesine destek olmak gibi gösterilmesi bana gülünç gelmenin de ötesinde trajik geldi. Özellikle gündemimizin İran-Amerika (İsrail) gerilimiyle meşgul olduğu, kirli çıkarların ayan beyan ortada bulunduğu bugünlerde; 20. yüzyılın başlarındaki o "genç demokrasi" Amerika’nın güzellenmesi ve bir kurtarıcı rolüyle sunulması tam anlamıyla manipülasyondur. Bu bağlamda, yapıtın bir romandan ziyade siyasi bir propaganda metnine yaklaştığını söylemek yanlış olmaz. Not: Hasan Sabbah ile ilgili kısımda, genel kanının aksine Sabbah’ın askerlerini afyonla uyuşturarak ya da onlara sahte cennet bahçeleri tasarlayarak emrine amade
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kalıtsal Travmalar Üzerine Bir Eleştiri
6/10
·277 syf.··
2026 27. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 14:23
Mark Wolynn’in "Seninle Başlamadı" adlı eseri, aile tarihimizin aslında bizzat bizim hikayemiz olduğunu iddia eden sarsıcı bir çalışma... Kitabın temel savı; genetik mirasımız gibi birçok acımızın, takıntılı davranışımızın ya da çözülemeyen düşünce kalıplarımızın kaynağının, soyağacımızdaki bireylerin yaşadığı travmatik olaylar olabileceği yönündedir. Yazar, yaşamımızdaki anlamlandırılamayan davranış bozukluklarının sebebinin, geçmiş kuşakların yaşadığı acılar olduğu, olabileceği algısını dikte etmektedir. Bu perspektife göre sadece ebeveynlerimiz veya büyükanne ve büyükbabalarımız değil; amca, dayı, hala ve hatta uzak kuşaklardaki atalarımız dahi birer aktör olarak hayat sahnelemizde belirleyici rol oynayabilmektedir. Özetle eser; travmanın geçmişin derinliklerinden uzanarak yeni bir "kurban" seçme gücüne sahip olduğu iddiası üzerine kurgulanmıştır. Kitapta Brian Dias’tan aktarılan, "Spermde bilginin nesilden nesile aktarılmasını sağlayan bir mekanizma mevcuttur," ifadesi, bu iddiayı biyolojik bir zemine oturtma çabasıdır. Ancak eserde geçen, "Birinin suç işlediği bir ailede, sonraki nesillerden biri farkında olmadan o suçun bedelini ödeyebilmektedir," yargısı, beraberinde ciddi etik ve mantıksal sorgulamaları getirmektedir. Zira "ailenin işlediği günahın bedelini alt soyun ödemesi" düşüncesi, suçun şahsiliği ilkesiyle taban tabana zıttır. Mutlak Yaratıcı’nın adalet vasfı ve sorumluluğun bireyselliği konusundaki hassasiyeti göz önüne alındığında, bu deterministik yaklaşım makul bir zemine oturmamaktadır. Tarihsel süreçte aile üyelerinin suçundan dolayı tüm hanenin hukuki olarak cezalandırılması söz konusuyken, modern hukuk ve inanç sistemleri bu anlayışı terk etmiştir. Bu noktada şu soruyu sormak elzemdir: İstismarcı, şiddet yanlısı veya dolandırıcı bir bireyin
Seninle BaşlamadıMark Wolynn · Sola Yayınları · 202218,1bin okunma
Kurgunun İyileştirici Gücü: Nora Seed ile Varolmanın Nahifliği
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 05:12
Popüler kültür ürünü olduğunu düşündüğüm için okumakta tereddüt ettiğim ve okumaya başladığımda da mesafeli yaklaştığım bu kitabı sevdim. Sevme nedenim ne romanın ana karakteri Nora Seed ne onun yaşamları ne de onun başına gelen olaylar… Sevdiğim şey kitabın umudu diri tutması ve her şeye rağmen yaşamaya değdiğini hissettiren o nahif bakış açısı. Hollywood filmi izler gibi bir solukta okuyabileceğiniz kitabın sonunu tahmin etmek zor değil ve ileride ana akım sinema filmi örneklerinden biri olmaya da aday. Edebi bir dile sahip değil ve sanatsal kaygılarla yazılmamış kitap. Daha çok güzel bir öyküyü incelikli bir kurguyla anlatmış diyebiliriz. Not: Minör ya da majör fark etmez depresyon yaşayanların, kendini kötü hisseden, isteme yetisini kaybeden, umutsuz ve keyifsiz insanların okuması bilhassa iyi olur çünkü verdiği mesajda insanı iyileştiren bir yan var. Not 2: Kitabı okurken hep şu cümle dolaştı zihnimde “Yaşlanmak seçeneklerin azalmasıdır.” Not 3: “Yaşıyorsak hâlâ umut var demektir.”
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,2bin okunma
Edebiyat mı Kumar mı
6/10
·208 syf.··
2026 25. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 19:30
Altan’ı okumayalı yıllar olmuştu. “İsyan Günlerinde Aşk”, “Kılıç Yarası Gibi” ve “En Uzun Gece” kitaplarını ayıla bayıla okumuştum. Yine aynı heves ve merakla bu kitabı okuyayım dedim ama Zarlar’da ne bir ince düşünce, ne edebi bir tutum, ne bir dil zenginliği ne de dikkat çekici bir kurgu bulabildim… Kitabın altını çizebileceğim hiçbir şey yoktu. “Ne okudum şimdi ben” dedim. Ne düşünerek yazdı, ne hissetti bilmiyorum. Dümdüz bir dile sahipti ve psikolojik derinlik de yoktu. Şaşırtıcı bir sonu vardır diye de beklemeyin. Kitap özetle Osmanlı’nın son dönemlerinde geçiyor ve kabadayı abisini örnek alan Ziya’nın öyküsüne odaklanıyor. Yazın okunabilecek bir popüler kültür ürünü. Bir oturuşta okunabilir.
ZarlarAhmet Altan · Everest Yayınları · 2024704 okunma
Meczubun Hakikati
Puan vermedi·63 syf.··
2026 23. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 14:22
Öncelikle kitap “Meczup” ve “Deli” olmak üzere iki isimde de yayımlanmış ve kitaba uygun düşen isim bana göre “Meczup”. Bir oturuşta okunabilecek, içinde derin anlamlar bulabileceğiniz, satır aralarında kendinize rast geleceğiniz türden bir eser bırakmış Cibran. Hem resme hem de edebiyata tutkuyla bağlı olan yazar, bildiğim kadarıyla psikolojik rahatsızlıklarla mücadele etmiş ve Newyork’taki dairesinde sefalet içerisinde ölmüş. Eser, düşünmeye teşvik eden, genel düşünce kalıplarından çıkmamızı sağlayan kısa mesellerden oluşuyor.
DeliHalil Cibran · Yön Yayıncılık · 022bin okunma