Serinin üçüncü kitabı da bitti. Her kitapta daha da kötüleşiyor sanki.
Alex ve Lily uzaylıların elinden kaçıp ormana sığınıyor. Zorlu günler geçiriyorlar ama uzaylıların eline tekrar düşmektense ormanı tercih ediyorlar!! Nehire düşmeleriyle birbilerini kaybediyor ikisi. Lily ormanda hayatta kalmaya bir yandan da Alex'ten bir iz bulmaya çalışıyor. Kanatlı bir uzaylının kaçırdığı Verakko ise kendini onun elinden kurtarmaya çalışırken yükseklikten düşüp yaralanıyor. Lily Verakko'yu bulunca yardım edip etmemek arasında kalıyor ama onu iyileştirmeyi seçiyor. Tabi onu bir iple bağlamak şartıyla.
Yabancı bir gezegenin ormanına hönk diye dalmak ve diğer kadınlardan ayrılmak ne kadar mantıksız bir karar. Hiçbir kadın böyle bir tehlikenin içine düşürmez kendini. Hadi düşürdü diyelim, bu kadar yaratık ve değişik hayvanların olduğu bir ormanda onca gün hayatta kalabilmek gerçekçi mi sizce? Yazar bizlere Lily'nin küçüklüğünden beri kamp yapmayı sevdiğini söyleyerek, onca gün ormanda kalmasının altını doldurmaya çalışıyor ama hiç de inandırıcı bulmadım.
Verakko sürekli bir şeyler yapıp kadının gözüne girmeye çalışıyor, kız da her şeyi biliyor ve başkasına ihtiyaç duymuyor. Her şeyi bildiğini sanıp hep yanlış yönü tercih ediyor falan.. Tamam güçlü kadın yaz ama böyle mantıksız bir şekilde değil. Evinden koparılıp kaçırılan ve kadınların rahmi için değer gördüğü, çocuk doğurma hizmeti gördüğü evrene hemen adapte olan, sırf yakışıklı ve kaslı diye karakterini, kişiliğini, hobilerini bile bilmediği bir uzaylıyla evlenmek gibi saçmalıklar yapan kadınlar değil. Her şeyden önce mantıklı karakterler görmek istiyorum.
Ruh eşi olayı açıkçası artık sıkmaya başladı. Bu kitapta en azından bir değişiklik bekledim ama boşuna beklemişim. Sadece ilk iki kitaba özel sanmıştım. Serideki her aşkın