Immanuel Kant'ın Yargı Yetisinin Eleştirisi (Kritik der Urteilskraft), epistemoloji ve etik arasındaki boşluğu estetik ve teleoloji üzerinden kapatmaya çalışan devrim niteliğinde bir eserdir.
Kant, güzelliği "çıkarsız bir haz" olarak tanımlar. Bir nesnenin güzel olduğunu söylediğimizde, bu sadece kişisel bir beğeni değil, herkesin onaylamasını beklediğimiz evrensel bir iddiadır.
Yüce (The Sublime): Hayal gücünü aşan, sınırsızlık ve güç karşısında hissedilen duygu. Doğanın azameti karşısında insanın akli ve ahlaki üstünlüğünü fark vardır. Doğanın tesadüf olmadığını, sanki bir amaca (erek) göre düzenlenmiş gibi görünmesini inceler. Canlı organizmaları anlamak için mekanik açıklamaların yetmediğini, "doğal amaçlar" kavramına ihtiyaç duyduğumuzu belirtir.
Kitap, insanın dünyayı sadece bilen (kuramsal) veya sadece eyleyen (pratik) bir varlık olmadığını; aynı zamanda doğayı ve sanatı bir bütünlük içinde hisseden ve anlamlandıran bir özne olduğunu kanıtlar. Duyular ile akıl arasındaki köprü, "yargı gücü" ile kurulur.