Puan vermedi·92 syf.····Okunma: 24 Ocak 2026 23:52 John Steinbeck, çok parası olmayan bir ailenin çocuğu olduğu için gençlik yıllarında sürekli çalışmak zorunda kalmış ve California'nın Salinas -John Steinbeck'in gençliğinde kıyısı olan bir balıkçı kasabası- kasabasında büyüdüğü için gerek Fareler ve İnsanlardaki gezgin ırgat ve göçmen işçilerle gerek balıkçılarla gerek de inci tüccarlarıyla iç içe büyümüş ve çalışırken hep işçi sınıfının çevresinde bulunduğu için onların umut dolu hayallerini görmüş ancak kitaplarındaki vurucu sonları da onlarla çalışırken görmüş, mesela Fareler ve İnsanlarda ana karakterlerimizin hayali para biriktirerek kendi çiftliklerini kurmak ve en azından o kadarcık özgürlük ve rahatlık yaşayabilmektir ancak gerek şanssızlıklar gerek güçlü olanın her zaman gücü sayesinde güçsüzü ezebilmesiyle birlikte bu hayaller her zaman suya düşer. İşte bunu gençliğinde çalıştığı iş arkadaşlarından görür ve duyar, gençliğinden beri en büyük uğraşı ve hedefi olan edebiyatla ise lafı eyip bükmeden doğrudan acımasız bir şekilde yüzümüze vurar her yapıtında.
İnci'de ise durum değişmiyor. Açıkcası ben kitabı yorumlarken Kino'nun içine düştüğü durumu "aç gözlülüğün insanı getirdiği yer" olarak gören insanlara asla katılmıyorum çünkü aslında burada John Steinbeck'in vurgulamaya çalıştığı; toplumsal yapı ve belli sınıfların halkı sömürmesi öyle bir dereceye gelmiş durumda ki bir evlilik yapmak, çocuğunun okula gitmesini istemek bile korkulması gerekilen ve din insanları tarafından "açgözlülük" olarak görülmesi ama bir inci tüccarının yalan rekabetle halkı dolandırmasında bir sorun görülmezken daha adil şartlar arayan insanların "açgözlü" olmasıdır.
Bunun dışında ise anlatım tarzı ve laf kullanma şekli olarak en net yazarlardan birisi Steinbeck. Bence bunda hayatını geçirdiği şartların da payı büyük mesela daha yüksek gelir seviyesinde büyümüş yazarlara bakınca daha süslü dil görülürken (mesela divan vb.) işçi sınıfının dertlerini, anadolu veya balkanların fakirliğini anlatan yazarlarda ise süslü olmayan ve olayın ağırlığını anlatan sert kelimeler kullanıldığını görüyorum ben.