·400 syf.····Okunma: 25 Ocak 2026 02:28 SPOİLER UYARISI
puan: 3-3,5
merhabalar, ukg 2 ne yazık ki benim için çok büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Size bunun birkaç nedeninden bahsetmek istiyorum fakat öncelikler bu yorumum tamamen yazar ve yayın evinden bağımsız olacak ki ufak bir not, Kübi çok tatlı bir kadın ve yazar. Şimdi hazırsak yorumuma geçeliimm.
öncelikle kitabı yarım bırakmamamın en büyük sebebi yazım dilinin akıcılığıydı. Fakat bunun yanında fazlasıyla kötü yanı vardı.
ilk olarak, kitapta bence ana karakter söylendiği kadar güçlü değildi. Bize 200 sayfa boyunca Olven ya da Aryan’ı her gördüğünde ümit besleyen ama sürekli yüz üstü bırakılan buna rağmen onlara karşı duramayıp “ama onlar benim çocukluğum” diyen bir kadın okutuldu. Yine buna neyse iki karakteri de buna mecburdum demesiyle affetti. Bütün yaşadığı şeylere ihanetti bence bu.
bunların yanında kitapta gerçekten anlamlandıramadığım bir mevzu var. Sayfa 239’da Era Aryan’a soruyor, Olven da mı isyancılardan diye. Aryan ise ona olmadığını kimseye güven vermediği için kimsenin ona bundan bahsetmediğini söylüyor. Sayfa 384’e gelindiğinde Olven hiçbir şeyden haberi olmadığını söylüyor. Era ise kendisi daha önce bunu duymamış gibi “nasıl olurdu? Olven’i aralarına nasıl almazlardı? Aryan’da mı yapmamıştı?” gibi saçma şeyler düşünüyor. yazarın bunu bilinçli yaptığını düşünmüyorum ama inşallah öyledir.
ayrıca Mark’ın ölümü çok kısa tutulmuştu ve saçmaydı hani. Sırtından bir ok yedi ve saniyeler içerisinde öldü. ADAMIN KAN KAYBETMEYE BİLE VAKTİ OLMADI.
gen muhabbeti de çok saçma bence. İlk kitapta genin gosi bile geçmiyordu. Sırf kitap uzasın diye veya sırf kitap sarpa sarmasın diye yapılmış bir hamle bence. Ayrıca madem bu kadar büyük bir katliam yapılabiliyor bu güçle Mapra’nın torunu mal mı da kendini unutturdu ki madem kendini unutturdu, Mapra bunu nasıl hatırlıyor.
Zey’in ölümünde de bu arada ben daha büyük bir şey beklemiştim. Yuvadan çıkış yasak zaten, her ne kadar onu Erele öldürmüş olsa da suçlu arıyorsak yalnız onu değil Era’yı da suçlamalıyız. Sınırdan çıkan kişilerin öldürüleceğini bilmesine rağmen Zey’i oraya götürüyor.
çok uzadığı için son bir şey söyleyip bitiriyorum,
Abi sırf Era ana karakter diye sürekli bir waow yapıldı. İsyancı grubunun ayrı bir sevgisi vardı zaten. Ben başta onları Era uyandırdı da o yüzden hayranlar zannediyordum. Bu isyancı grup Era’dan önce de varmış. NE DİYE KIZI BU KADAR BÜYÜTTÜNÜZ O ZAMAN. Yok iste sen gitme sen dinlen. Abi onun sizden hiçbir farkı yok. Ayrıca bir sahnede Mark Era işte size Zey’den bahsetmek çok bencilceymiş gibi geliyor tarzında bir şey söylüyor. Mark’ta diyor ki hayır Zey bizim canilerin gerçek yüzünü görmemize sebep oldu diyor. Ama adamlar taziye için Era’nın evine gidiyorlar. Her ne kadar onların işi olduğunu kitabın sonunda öğrensekte bu daha kitabın başı. Ve hani şey Era harbiden biraz gerizekalıydı. Kız kaçmış Erele’de halkı susturmak için işte kurtulmak için bize yalvarıyor falan diyor. Era’da nasıl olur diyor bunların üzerine. Ve bundan sonrada Mark ciddi ciddi durumu açıklıyor. Hani okurken “ne yaşıyorsunuz?” dedim karakterlere yani.
konuşacak daha bir şeyler var ama harbi çok oldu bu yüzden burada bırakıyorum. İlk kitabı 2 sene önce okumuştum ve sevmiştim yani. Ama bu kitabı ne yazık ki hiç sevemedim. Tamamen hayal kırıklığı oldu :((
buraya kadar okuyan arkadaşım sana çok teşekkür ederim. Bir daha görüşünceye dek,
hoşçakalll.