Kılıç, büyü, fantezi yazıları! (14. yazı)
10/10
·264 syf.··
2026 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 13:11
27. cilde gelelim. 9 sayıdan oluşuyor ve en sonda muhteşem bir Conan diyarlarını ve insanlarını anlatan ansiklopedik bir çalışma var. Onlarca kişinin emeği ve çizimi ile özel bir hazırlık yapılmış Conan Handbook diye geçiyor. Geçen ciltte kaldığımız macera devam ediyor. Dünyadaki Kumlar ilk hikayemiz ve burada başlayan Heku üçlemesinin girişinde Kobe babası tarafından ülkesinin başına getirilmek istenir. Heku oğlu Kobe’yi zamanında köle olarak satmıştı ve şimdi de Kobe’nin hayatı Conan’a bir tür yeminle bağlıydı. Bu bağdan kurtulmak istiyor. Babası ile karşılaşan Kobe onu öldürür (öyle değilmiş). Heku üçlemesinin 2. sayısı olan Toplum hikayesi güzel bir toplum çıkarımı yapıyor. Yönettiğin toplum senin her şeyindir. Conan olan biteni öğrenmek için silah tüccarı İmmurmodhu’ya gider. Oradan Kobe’yi bulur ve ne olup bittiğini çözümler. Kobe ise zehirlenmiş gibi Conan’ı öldürmek istediğini dile getirir ve bu bağı ancak böyle çözeceğini söyler. Zırvalık işte! Conan yakalanır. Heku’nun son sayısı ise Üçgen isimli bir sayıydı. Adı Kobe’nin tahta oturması için ulaşması gereken seviyeyi temsil etmektedir. Kobe ve Conan elleri birbirine zincirli olarak bu uçurumdan bırakılır. Orası ise daha önce fethettiği Maddoc şehridir. İkisine de zehir içirilmiştir ve panzehir ise kral odasındadır. Şehrin içi yağmacı doludur. Panzehiri taşıyanlar öldürülmüştür. Conan panzehiri bulur ve oradan kurtulur(lar)! Heku’yu görür. Şehir ve ordusu ortadan kaybolur. 4. sayı maceranın kendi seyrinde devam ettiği yerdi. Kara At isimli bölüm adının hakkını veriyor. Çünkü Koth şehrindeki Conan İrham’dan alacakları için gelir. Ona at da lazımdır ama bir yangında atlar ya ölmüş ya da kaçmıştır. Kaçanlar ise ölü yiyicinin kara atının kontrolü altındadır. Conan o atı bulur ve bir tür kontrolü altına alsa da şehrin girişinde at öldürülür. Nedeni ise tehdit oluşturmasıymış. Ben güzel şeyler düşünmüştüm oysaki. At bir pegasus, siz düşünün. 5. hikayemiz Fırtına. Sevante isimli bir kız Conan’ın peşine takılır. Kız bir şey yapacak diye bekledim ama şimdilik bir şeyi çıkmadı. Diğer sayılarda çıkar mı bu seride her şey mümkün. Koth şehrindeki korunma bölgesinde bir köprüyü geçmesi gerekmektedir. Rüzgarlı bir havada hiçbir tanrıya yalvarmadan geçen Conan’ın başına işte bu kız bela olur ve geçmek isterken düşmek üzereyken barbar onu yakalar. Klasik bir klişe bu! 6. sayıda nedendir bilinmez Conan’ın gençliğine gittik. Dar Ev isimli bölümde genç barbar kışın karlı arazisinde Vanirliler dövüşür. 1’i sağ kurtulur ve bir yere sığınır. Conan onu takip edip bulur ama bulduğu yer tuhaftır. Aradan 12 yıl geçer. Koth çöllerinde Turan yollarında olan barbar Ghamutlarlar karşılaşır. Gürültülü ve saldırgan insanlardır. Acayip bir kum fırtına vs. derken 12 yıl önceki o yere denk gelir. Koca bir geçmiş! Devamı olan 7. sayı Savaşçının Yönteminde Conan içeriye girer. Bir tür tapınaktır. Altın yığınlarına ulaşmaya çalışan herkesin sonu ölüm oluyor. Nedenini ise kendisi de yakından deneyimler. İğrenç ve kocaman böcekler oranın bekçileridir. Koca bir altın parçasını almış ve cebine atmıştı. Elinde oradan kurtulduktan sonra büyük bir fırsat kalır. Çölde Turan’a doğru devam etse de Koth çölleri bedenini tüketmek için yemin etmiş gibidir. 8 yani Kapı bölümdeyiz. Conan bir kent bulur. Çölde böylesi bir yer nimettir. Kapıda Ghamutlu nöbetçiler vardır. Onları alt etmek zorundadır. İçeride yemyeşil bir bahçe vardır. Garip bir yer olmakla beraber ona sadece su lazımdır. Bir tür geçidin içine düşer ve orada hiç hayal bir edemeyeceği yaşaması mümkün olmayan hayvanlarla karşılaşır. Arisnaub isimli tanrıyı bulması istense de Conan içeride sarı bir bebek bulur. Tüm şüphelerine rağmen onu oradan çıkarır. Çöllerde yola devam etmek orada kalmaktan iyidir ve son maceramıza devam edelim. Adı Işık Kenti. Barbarımız yine çöllün akıl almaz seraplarıyla ve susuzlukla mücadele ederken bir şehre denk gelir (yine)! Sarı saçlı bir cadı Conan’ın orada kalmasını ister. Özgürlüğünü hiçbir şeye değişmeyecek olan barbar bunu reddeder ve şehirdeki akıl almaz görüntülerden sonra oradan kaçmak ister. İçtiği suyun bile gerçekliğinden şüphe duyar. Kılıç, büyü ve fantezinin doruklarına ulaşırız ve esmer barbarımız oradan kaçar. Cadı ise güneş batınca şehir ile beraber kaybolur. Conan çöllerde geçirdiği günlerde aklını kaybetmediğine şükredebilir.
Edebiyat
The Chronicles of Conan, Vol. 27Christopher Priest · Dark Horse Books · 20141 okunma
·
43 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.