Yeni bir kitap ile geldim Bana Söz Verme
Ben Yazar dan Bana Söz Ver kitapını okumuştum. Konusunu da unutalı bayağı oldu. Ve ikinci kitapı çıktığında aslında bunun bir seri olduğunu ve devam kitapı olduğunu sonradan anladım. O kitapı tekrar okuma gereği duymadım çünkü aynı karakterler değil ilk kitapta geçen yan karakterleri görüyoruz.
Konusundan biraz bahsedecek olursak: Payton daha 17 yaşlarında liseye giderken sevgilisi Deaston dan hamile kalır. Payton için o satten sonra üniveriste, okuma hayatı başlamadan bitmiştir. Bu haberin çöküşü ile beraber abisinin yanına kız arkadaşı ile yaşadığı şehire gider.
Orada tanıştığı yeni insanlar ve yeni arkadaşlar ile tertemiz yeni bir sayfa açmaya karar vermiştir.
O zamanlar Deaston Payton'ın neden bir anda ondan kaçtığını anlayamayıp onun olduğu kasabaya peşinden gider. Payton Deaston'a bebeği söylememeye kararlıdır çünkü daha Payton'ım gençliğin baharında olan Deaston'ın üzerine büyük sorumluluklar bırakmak istemez.
Payton'ın peşinden o şehire gelen Deaston bebekten haberdar olduğunda onu ve karnındakini korumak için elinden geleni yapacağını söyler.
Bir gün Deaston Payton'ın yanından ayrılıp arabayla bir yere giderken trafik kazası geçirir ve ölür.
Deaston'un ölümünden sonra üzerini kara bulutlar saran Payton için her şey daha başlamadan bitmiştir.
Hem sevdiği adamı kaybetme acısı ile hem de doğacak olan oğlunun babasız büyüyeceğini düşününce bundan sonrasında ne yapacağını bilemez.
Fakat arkadaş çevresinin için de olan abisinin en yakın arkadaşı Mason Payton her düştüğünde tutmak için hep onun arkasında olmaya hazırdır.
Mason'ın tek istediği ilk görüşte aşık olduğu Payton ve onun bebeğine babalık yapmaktır. Ancak bu hiç kolay olmayacaktır çünkü Mason bu yolda var olmayan bir hayalet ile rekabet etmeye hazır mıydı?
Peki Payton bütün korkularını geride bırakıp Mason ile yeni bir hayata başlamaya hazır mıydı?
Bundan sonrasını okuyarak göreceğiz
İncelemeye gelirsek: Öncelikle bu kitap hakkında o kadar çok söyleyeceğim şey var ki. Arkanıza yaslanın ve sıkı durun.
İlk başta söylemeyi unutmuşum bu kitapta biz ilk kitap Bana söz ver kitabındaki kız karakterin ikiz erkek kardeşini okuyoruz. Bazı okuyucular ilk kitapta bu kitaptaki kadının hamile haliyle geçtiğini söylemişler. Ama ben o kitap hakkında hiç bir şey hatırlamadığım için bu kitapta kız karakterimizle ilk kez tanışmış oldum bir nevi.
Evreni karakterleri çok genişti. Kimin kimle olduğunu, kimin kimle kuzen olduğunu ve kimin kimi sevdiğini çok zor anladım. Hatta bazı adını hatırlayamadığım karakterler oldu kitapın sonuna kadar. Hepsinin adını tutamadım aklımda hiç bir şekilde.
Yazarın kitaplarında konuya bodoslama dalma gibi kötü bir huyu var kesin. Bu kitapta hem geçmişten kesitler hem de şimdiki zamanda olanları okuyoruz. Ve ilk başta bütün okuyanların dediği gibi kafam çok karıştı sonradan bütün parçalar yerine oturuyor. Fakat ben böyle şeyleri çok karışık buluyorum. Okurken çok kafam karışıyor şimdi ki zamanda mıyız yoksa geçmişte mi diye. Arada bir bölümün başına gidip bakıyordum hangisi olduğuna.
Evreninden dolayı ben biraz Tommen erkekler serisi On Üç’ü Bağlamak kitaplarına benzettim konusu olarak değil ama çok geniş bir arkadaş çevresi var. 7-8 kişi flan düşünün hepsi birbiri ile arkadaş, ne zaman birine bir şey olsa herkes yardıma koşuyor.
Ben bir ara kızın arkadaşlarından bir tanesi ile bir şey yaşayacağını düşündüm yani o kadar çok yakın arkadaşlar.
Payton ve Mason'ın aslında Deaston'un ölümünden sonra bir şeyler yaşamaları hiç hoş olan bir şey değil bunun farkındayım. Ama yinede Yazar bunu güzel işlemişti. Çünkü Kitapın teması Slow Burn olacak kadar yavaş ilerliyor aralarındaki o çekim. Hatta Kitapın son sayfalarına kadar doğru düzgün bir birliktelik olmuyor aralarında asla.
Payton böyle bir şeyi istese Mason bunun yanlış olduğunu söylüyor ve kendini engelliyor bir şekilde. Payton içinde aynı şey geçerli bunun yanlış olduğunu kitapın sonuna kadar belirtiyor zaten.
Slow Burn şeklinde ilerlemesi gerçekten çok sıkıcı geldi bana ama sonradan düşününce bu tür bir konuya bu gibi duruma en çok yavaştan almaları yakışırdı kesinlikle.
Kesinlikle tavsiye ederim cinsellik konusunda rahatız olanların bile bu kitapı kolaylıkla okuyacağını düşünüyorum. Sadece son sayfalara doğru işler ciddileşiyor onun dışında doğru düzgün öpüşme bile yok.
Bu kitapın incelemesi de buraya kadardı
O zaman bir sonraki kitap incelemesinde görüşmek üzere hoşça kalın kitapla kalın
Bye
Bana Söz VermeMeagan Brandy