1) Sait Nursi bana "yazdırıldı/ kalbime ihtar edildi." diye kaynaklarda geçmektedir fakat bu vahiy yoluyla yazdırıldı anlamına gelmemektedir biz bunu ihtar kelimesini kullanmasından anlarız "Bana ihtar edildi” = kalbe gelen düşünce / fark ediş Bu, tasavvufta sık kullanılan bir dil. Ve ayrıca “Sana gelen her iyilik Allah’tandır; sana gelen her kötülük ise nefsindendir.” (Nisâ, 4/79) ayyeten gidersek nurlar Sait Nursi'nin başına gelmiş en güzel şeydir bunu da kendisinden değil Allah'tan olduğunu ifade edebilmek için "yazdırıldı" diye kullmaktadır ki bizde aklına fikri biz koyarız yoksa Allah mı? Bir işi biz bir başarırız yoksa Allah mı bize başarıyı verir? Buradan ötesi sizin kalbinizde.
2) Said Nursi’nin Risale-i Nur’da “Risale-i Nur kendisine veya müminlere şefaatçi olacaktır” 13. Şuâ’da Said Nursi, Risalelerin şefaatçi olduğuna dair ne açık ne örtük bir cümle kurmamıştır. Eğer bunu söyleyen tağutcular varsa bu nurların, Sait Nursi'nin suçu değil bu araştırmadan inananlarındır.
3) Vahdet-i vücûd: Hakiki varlık Allah’tır, diğerleri O’na bağlıdır
“Her şey Allah’tır” değildir
Yanlış anlaşılmaya çok açıktır
Akaid değil, tasavvufî bir anlatım biçimidir
❌ Risale-i Nur vahdet-i vücûdu merkez almaz
⚠️ Bu dili avam için sakıncalı bulur
✔️ Tevhidi kelamî ve aklî yolla anlatır.