·280 syf.····Okunma: 25 Ocak 2026 22:26 Herkesin anlattığı gibi otobiyografik bir anı kitabı. Bence "ölümle on yedi karşılaşma" sloganı güzel olmuş fakat ben her anının da tam anlamıyla "karşılaşma" olduğunu düşünmüyorum. Anlattığı bazı durumlarda empati yapamadım ve anının içine dalamadım onun da etkisi olduğunu düşünüyorum. Otelde çalışırken yürüyüş esnasında bir adamla karşılaştığı ve ondan zorla kurtulduktan bir kaç gün sonra bir kadını öldürdüğü haberi alması çok çarpıcıydı fakat dediğim gibi pek beni içine çekmediği için aynı dehşet içinde okuyamadım. Anıları anlatırken çok daldan dala atladığı oldu bazılarında, "ben bunu niye okudum" diye düşündüğüm de oldu. Fizyoterapist olmamdan dolayı sanıyorum anlattığı fizyoterapi bölümlerinde ne anlatmaya çalıştığını içtenlikle anladım, ama fizyoterapist olmasaydım da oraları bir hastane sahnesi olarak okuyup geçerdim. Bu sebeple yaptığı düşükte yaşadığı üzüntüyü, tam denemekten vazgeçtiği anda tüp bebek tedavisinin başarılı olmasındaki mutluluğunu anlayamadım ve üstüne okurken çok sıkıldım. Beni etkileyen sayılı sayıda anısı oldu, hepsinde aynı akışı yakalayamadım.
Güzel bir kitaptı ama abartıldığı kadar güzel olduğunu sanmıyorum.