Öncelikle olumlu düşüncelerimi yazmak istiyorum kitabı okumak isteyenler benim yüzümden vazgeçmesin Çünkü çok farklı bir kitap konu olarak değil yazarın anlatımı olarak kesinlikle tavsiye ediyorum
Okumakta zorlananlar o kısımlari gerekirse sesli kitap olarak dinlesin ama yarıda bırakmasınlar..
Kitabın kurgusuna bayıldım hatta hayran kaldım.
Karakterler çok gerçekçi işlenmiş. Ben kitabın sonundaki yazarın son sözlerini okuyana kadar bir biyografi kitabı gibi sanmıştım. Yani gerçek bir hayat hikayesi sanmıştım. Tamamen kurgu hikaye kurgu karakterlermis. Zaten kendisi diyor. Ceveremdeki karakterlerden kişilerden isimlerden yararlanarak yeni karakterler oluşturdum. Masumiyet müzesi için topladığı eşyalar ise kendi kafasında bu fisunun bilmem nesi olur .işte bu şu karakterin eşyası olabilir gibi kurgulayarak romanına göre eşyalar topladığı gibi topladığı eşyaları karakterlerine uyarlamış.
Kitabın başı akıcı olsa da Kemal'in fisuna sadece cinsel olarak yaklaştığını hissediyorsun sürekli bunlardan bahsediyor bu hatta bazen çok bayıyor, ben Kemal'in sürekli kirli bilinçaltını mı okuyacağım kitap boyunca diyorsun. Sonra neyse ki o kısım bitiyor
Gelelim kitabın orta kısımlarına yani Kemal'in fisunu bulamadığı ve bulduktan sonraki sekiz yılına (Zaman kısıtlılığından dolayı kitabı sesli olarak dinledim ama iyi ki dinlemişim yoksa Kemal'in sekiz yıl boyunca fisunların evine gidiş gelişlerini okuyamaz büyük ihtimalle yarım bırakırdım.)
Kitabı genel olarak alırsak dinlediğime.pisman değilim hatta iyi ki okumuşum başı okunur derecedeydi sonu güzeldi.
Kemal'in kendi agzindan yazılmış bir roman kitabın sonunda yazar anlatımı devralıyor. Bu kez Orhan Pamuk kendi ağzından Kemal'i kitabın yazım sürecini anlatıyor.Okuduğum hiç bir kitapta böyle bir geçiş görmemiştim.Kurguyla gerçekliğin bu kadar iç içe olduğu hangisi gerçek hangisi kurgu bı kadar karistirdigim.bir kitap okumamiştım..