Gönderi

10/10
·520 syf.··
2026 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 01:47
"Şimdi bir ölüyüm ben, bir ceset, bir kuyunun dibinde." Kitap, kuyunun dibinden bir cesedin biz okuyuculara seslenmesiyle başlıyor. Yazar daha ilk cümlelerden bizi hikayenin içine çekiyor. 16. yüzyılın sonlarında dönemin padişahı, Enişte Efendiye gizli bir görev verir. Enişte Efendi ve yanına topladığı nakkaşlar döneminde hoş karşılanmayan Frenk etkisinde resimlerle süslü bir kitap tasarlarlar. Kitap hazırlanıp Hz. Muhammed'in hicretinin bininci yılında Venediklilere hediye olarak gönderilecek ve Osmanlı'nın gücünü tüm cihana gösterecek. Ancak kitap hazırlanırken bir sorun çıkar. Usta nakkaşlardan Zarif Efendi'nin cesedi bir kuyunun dibinde bulunur. Zarif Efendiyi kim öldürmüştür? Kitabın son sayfalarına kadar katilin kim olduğunu tahmin etmeye çalışacağınız bir cinayet romanı. Ama daha çok Osmanlı sokaklarında kaybolabileceğiniz enfes bir tarihi kurgu. Farklı karakterlerin hatta farklı nesnelerin ağzından döneminin siyasi, ekonomik, dini, edebi, sanatsal birçok bakış açısını görebiliyoruz. Pamuk, bu romanı yazmadan önce yıllarca kütüphanelerde dolaşmış, farklı kaynakları okumuş, yüzlerce minyatüre bakıp fotokopilerini toplamış, sayfalarca not almış. Döneminde yenilen yemeklerden, elbiselerde kullanılan kumaşlara, bunların o dönemdeki satış fiyatlarına kadar ayrıntıyla araştırdığını kitaba yazdığı sonsözde anlatıp gururla ekliyor: "Romanıma, dönemin belgelerinde, kayıtlarında ya da resimlerinde karşılaşmadığım hiçbir şeyi koymadığımı, kumaşının en hakiki ipekten yapıldığını söyleyen zanaatkâr gibi gururla ekleyeyim." Roman tarih ve sanatseverler için bolca bilgi içeriyor. Bu yönüyle öğretici bir yanının da olduğunu düşünüyorum. İran edebiyatının meşhur hikayeleri, savaş efsaneleri, minyatür sanatında üslup, Frenk resim sanatı, Batı'da portrenin ortaya çıkışı, İslam'ın bakışıyla resim ve portre, çizerlerin üslup sorunları, ölüm ve unutulma korkumuzun harekete geçirdiği yaratma dürtümüz gibi birçok şeyden bahsediyor. Minyatür betimlemeleriyle minyatür sanatında sıkça kullanılan semboller ve hikayeleri ise ayrı bir okuma zevki veriyor. Yazar bunları bizim zihnimizde gerçekmiş gibi canlandırabilmek için yine yüzlerce minyatüre bakmış. Sonsözünde şöyle ifade ediyor: "Saygıyla ve coşkuyla tasvir ettiğim Osmanlı-İran minyatürlerinin yüzde doksanının gerçekten var olduğunu, bu romanı onlara baka baka ve hayal gücümü işleterek yazdığımı söylersem, romanların birer kurgu, birer masal olduğunu söyleyenler itiraz etmesinler sakın." Pamuk, kitabın ana karakterlerinden birine annesinin adını vermiş: Şeküre. İki oğlu Orhan ve Şevket ile babası Enişte Efendi'nin yanında yaşayan dul bir kadın. Yine kendisi ve abisi Şevket'in adını da karakterlere vermiş. Bu ve bazı yönleriyle romanın hayatından izler taşıdığını da sonsözünde anlatıyor. Yılların emeğiyle ince ince dokunmuş, Pamuk'tan şimdiye kadar okuduğum en iyi roman.
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320bin okunma
·
99 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.