Kalabalığın sunduğu hazır yönleri terk edip nereye varacağını bilmeden yürümek bir savrulma değil, bilinçli bir tercihtir; çünkü çoğu zaman “anlam” diye sunulan şey güvenli tekrarların ürettiği bir ezberden ibarettir ve insan kendi düşüncesini başkalarından devraldığında değil, onu bizzat kurduğunda gerçekten yön kazanır; bu yüzden risk alarak düşünmek, konforlu ama ödünç alınmış hedeflere tutunmaktan daha sahici bir yaşam biçimidir.