Dream Harbor serisinin ikinci kitabı ve bana göre ilk kitabından daha güzel bir kitaptı. Hazel ve Noah ikilisini ben daha çok sevdim, çünkü aralarındaki o kimya, o iletişim gerçekten çok güzeldi. Hazel kitabevi’nde müdür olarak çalışıyor ve bir gün kitapçıda romantik kitaplar kısmını bir kitabın yanlış durduğunu fark etmesiyle aslında macerası başlıyor. Bulduğu kitabın sayfasının kenarı kıvrılmış ve o sayfada altı çizili bir cümle olduğunu görüyor. Tabii başta kızıyor ama daha sonradan bunun durumun sıksık tekrar etmesi onun ipuçlarını yönlendiriyor. İlk ipucunu bulduğunda tesadüfen Noah’ın orada olması onu da oyuna dahil ediyor. Zaten ilk kitabını okurken kendi aralarında bir çekim olduğunu biliyorduk ve bu güzel tesadüfle bir araya gelmeleri kaderin bir oyunuydu benim için. Onlar ipuçlarını takip ederken aslında birbirlerine daha çok bağlanıyorlar. Bir süre sonra o ipuçları unutuluyor ve sadece birbirlerini görmek için görmeye devam ediyorlar. Gerçekten çok tatlı bir hikayeydi ve sonu kalbimi sıcacık etti. En güzel yanı da bu konuyu çok uzatmadan hemen birbirlerine itiraf etmeleri oldu. Açıkçası ben hazel’i daha çok sevdim ve tabii ki onun tatlı aşığını. Kafa dağıtıcı, sakin ve tatlı bir kitap arıyorsanız bu seriye bir şans vermenizi tavsiye ederim.