Karsantılı Ayşe, Sedat MemiliKarsantılı Ayşe Kitabı okurken bir hikâye gibi sürüklendim, ama satır aralarında dönemin cehaletine, erkek olmanın gücüne ve kadın olmanın cezasına üzülerek tanık oldum. Entrikalar, iki yüzlülük, kıskançlık ve paranın gücü arasında masum olmanın adalet karşısında ispatı; insanların iki dudağı arasında bir kadının sevginin kurbanı, vicdanın katili hâline gelmesi… Gözyaşları içinde okudum.
Cumhuriyet döneminde son idam edilen kadın, ikinci kadın olmak ve insan sayılmamak… Suçlunun dışarıda, suçsuzun içerde olması… Okurken duramadım ve “İyi ki o dönemin adaletsizliğine ve ahlaksızlığına şahit olmadım” dedim.
Ayşe’nin sözleri hâlâ aklımda: “Ben suçsuzum, ama kim inanır bana?” Bu cümle, hem masumiyetin yükünü hem de toplumun acımasızlığını gözler önüne seriyor.
Derinden sarsıcı bir tarihi roman. Okurken gözümde Adana’yı, geçmişin karanlık cehaletini, insanların yaşadığı zorlukları gördüm ve hissettim. Karsantılı Ayşe, unutulmayan bir ders…