·500 syf.····Okunma: 27 Ocak 2026 00:00 Masalları her zaman yaşamdan kaçış olarak gören birileri için bence sevilmeyecek bir kitap değil binbir gece. Alim şerif Onaran'ın akıllara zarar çevirisi sayesinde bambaşka bir okuma zevki olduğunu söylemem gerekir, yani her halde Farsça bilseydim bu kadar olurdu diye düşünüyorum, sanki bir iran filmi izler gibi okuyorum.
Gelgelelim kitabın anlatısında (özellikle bir kadın olarak) pek çok yönden kırıcı ve kızdırıcı bir anlatımı olduğunu hatırlatmak gerekir. Zamanın ve tarihin ve geçmişin kadına, kadınlığa bakışını da öfkeyle karşıladığınız satırları da sıkça ama erkekler de hep masum ve saf bir anlatıda bırakılmamış elbette. Bu bir masal, bir yetişkin masalı diye zaman zaman insanın kendisine hatırlatmatsında fayda var. En başta değindiğim gibi eğer çocukluğunuzda "masal ne kadar sürerse uyku o kadar gecikir, o kadar yanıbaşımda kalınır" hesabı yapan, masalı uyuma aracı değil de andan kaçış olarak gören birileri olduysanız evet 'binbir gece' ile yıldızınız barışabilir. Üstelik Şehrazad da kaçış için anlatmıştı masalları, bir kumar oynadı.. Denilir ki Şehrazad o kumarı kazanmış ve kocasına bir kız çocuğu doğurmuştur ve kızını gördüğü anda Şehriyar hayatında daha güzel bir şey görmediğini idrak ederek Şehrazad'ın canını bağışlamış ve onu yanı başından biricik hanımı olarak ayırmamıştır. Ya da biz tüm kalbimizde bunun böyle olmasını istiyor olabiliriz.. Sizce o kumarı kazanmış mıdır?