Bence Cadı hem Türk hem Dünya edebiyatı bakımından kült sayılabilecek romanlardandır. Yani sık sık benzerlerini gördük, okuduk ve hatta izledik.. Hatta şöyle diyebiliriz bu kitap bir Scooby-do bölümü. Herkesin birbirinden ilham aldığı o klasik hikaye ama yine de 'ya nereye varacak bu işin sonu' demeden durmak mümkün de değil yani hem biliyorsun sonunu hem de acaba diyorsun. Bir de bizim türk klasik yazarlarımızın en sevdiğim yönü korku unsurlarını korku unsuru olarak asla bırakmamaları ve bir ikincisi de kadınlar hakkında "aman kızdırmayın, intikamları acı olur" şeklindeki varsayımları... Tatlı bir gerilimi var kitabın, korktuğun için gerildiğin değil de öyle gerektiğini bildiğin için gerildiğin. Hüseyin Rahmi bu işin de öncülerindendir diyelim ve Türk klasiklerini baş üstüne koyalım
Bronte kardeşler... Kolay okunur bir kitap mı? Evet. Yıllara meydan okumuşluğunu hak ediyor mu? Evet. Ama ama ama yine de Bronte kardeşlere çok çok üzülüyorum onları okudukça, kasvet, mutsuzluk, ümitsizlik, haksızlık... Kitaplarında bunları çok yoğun hissediyorsun nitekim bir diğer kız kardeşin yazmış olduğu "uğultulu tepeler" de de... Maalesef ki bu melankoli beni yıpratıyor okudukça. Oysa benim tatlı Jane'im gibi yazmış olsalar. Kadınları ordan oraya fırlatmasalar böyle. Biliyorum istediğim şey çok toz pembe. Neyse bu inceleme daha çok yazara yönelik oldu, kitaba gelirsek tabiki kadınların öncü sayılabilecek şekilde yazdıkları bu kitapların mutlaka okunması gerektiği düşüncesindeyim. Kadınların kendi isimlerini oraya buraya yazmak deyince bile sıkıntı çektileri dönemlerde kitap yazma cesaretini gösterdikleri için bile.. Hala herkesin dilinde olan, her 20 senede bir üşenmeden dizi filmi çekilen çok önemli kitaplardandır.
Serinin en uzun kitabı, hikayenin çözümlenmesi açısından da pek çok sır barındırıyor. Seveni için serinin kıymetli kitaplarındandır zaten bence. Bu kadar uzun olmasına rağmen hızlıca okunuyor. Gerçekten de rowling yazdıkça daha da iyi oturuyor sanki yazma tarzı da..
Aynı 'insan ne ile yaşar' gibi mutlu prenste, çocukluğumuz da -bizim zamanımızda okunması zorunlu tutulan- 100 temel eser arasında hatırladığım bir kitap. Minik öykücüklerden oluşan ve anlatımı bakımından ders niteliğinde olan. Yine de yaşı 10 11 üzeri derim ben. Daha küçük bir çocuğa masalmışçasına okunmaz. Yetişkin olunca da bir kez olsun hızlıca okumak gerektiğini düşünüyorum
Her yeni kitabın üslup bakımından bir öncekinden çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Zaten seriyi meraklısı okuyacak olduğundan uzun uzun incelenek bir durumu yok sanırım