·224 syf.····Okunma: 24 Ocak 2026 03:30 Joseph K. bilmediği ve hiçbir zamanda öğrenemeyeceği bir nedenden dolayı bir sabah tutuklanır. Ancak bu tutukluk bedensel olmaktan ziyade zihinsel bir boyuta ulaşır.
Çünkü şeklen günlük hayatına devam edebilse de zihni bu anlamsız davayla meşguldür.
Ahlaki ve hukuksal açıdan suç sayılabilecek pek çok şeyin normalleştiğine tanık olan ve neyle suçlandığı bile belli olmayan Joseph K. bir kaosun ortasındadır.
Avusturya - Macaristan'da 1914 yıllarında kaleme aldığı bu distopya romanda Kafka, Joseph K.'nın çözüm aradığı süreç içerisinde toplumsal düzeni, ahlak anlayışını ve adalet sistemini sorguluyor; siyasal düzeninin insanın düşünme becerisini körelttiğine değiniyor.
Zaten romanın orjinal adı da "Der Prozez", Türkçe karşılığıysa "Süreç" anlamına geliyor. Ancak adalet sisteminin eleştirisi olması nedeniyle Türkçeye "Dava" olarak tercüme edildiğini görüyoruz.
K.'nın mahkeme görevlileriyle olan diyalogları, avukatlarla yaptığı görüşmeleri, özellikle son bölümde geçen rahiple konuşmasında yozlaşmış ve ezbere uygulanan bir adalet sistemi görüyoruz.
Görevliler kim olduğu bile belli olmayan üst mercileri sorgulamıyor, memurlar neye sadakat gösterdiklerini bilmiyor, avukatlar savunma yerine danışmanlık yapmayı yeterli buluyor. Mahkemeler ve tüm hukuk çalışanları suçla değil suçlulukla ilgileniyor.
Her satırında, her sayfasında ve her karakterde vicdani, hukuksal, toplumsal anlamlar barındıran, kavramları sembolize eden, önemli karakter analizleri olan bir roman.
Zaten Kafka demek de irdelemek demek.
Sorguladığımız, irdelediğimiz ancak cevapları sözde bırakmadan uygulayabildiğimiz, davamızın peşine hakkıyla düşebilmek umuduyla...