#DeliaOwens
#KyanınŞarkıSöylediğiYer
#SalonYayınları
Kalbini ne kadar koruyabilirsin?
Bir bataklık ölüm hakkında her şeyi bilir ve onu kesinlikle günah ve trajedi olarak tanımlamaz
* * * * * * * * *
Merhaba arkadaşlarım 🪽
Doğal dünyanın güzel ve vahşi efsunluğunu tüm ihtişamı ile gözler önüne sererken aynı zamanda hem buruk bir büyüme çağı hem de bir polisiye olan “KYA'nın ŞARKI SÖYLEDİĞİ YER” adlı eserle geldim sizlere, Delia Owens'in kaleminden
* * * * * * * * *
1960’larda Kuzey Carolina sahillerinde geçen hikâyede, eve sürekli içkili ve de sarhoş gelen baba şiddeti nedeniyle evi teker teker terk eden aile bireylerinin, Kya’yı da arkalarında bırakarak, onun terk edişmişliğine ve o küçük kız çocuğunun kendi kendini yetiştirmesine tanıklık ediyoruz..
En son babasının da terk edip gittiği küçük kız, başta insanların değil, bataklığın çevresinde, doğanın yasalarıyla büyümeye çalışır..
🫸 Namı değer Bataklık Kızı Kya'nın toplum tarafından orman içindeki o kulübeye itilişi...
Hayatı boyunca sade ve sadece bir gün okula gidişi..
🫸Herkesin mesafe koyduğu..
Yaşıtlarının dahi toplum tarafından hunharca dışlanışı..
Tüm kasabanın gözleri önünde , saklı, görünmez bir biçimde okula gitmeden kendi kendini yetiştirip ,büyümesi.. Hayatını idam ettirmeye çalışması..
Sezgileriyle ve de doğa ile kurduğu bağla ,bataklığın ve de tabiatın korumacılığından yararlanması gibi bir çok şeye tanıklık ederken satırlar arasında, bir o kadar da genç ve güzel bir ressamda görüyoruz bu çercevede..
Öyle ki midye toplayarak yaşamını idam ettiren kızımız , bir bakmışsınız düşen tüylerinin peşine düşmüş bir halde onların göç yollarını takip ediyor.. Bir bakmışsınız tüm bunları kağıda resim olarak döküyor, düzinelerce..Bataklıktaki yanlızlığını mabed sayarak..
kızımızın hikayesi elbetteki bununla sınırla değil..
& Yazar, hikâyeye bir iyi, bir kötü erkek karakter yerleştirip olay örgüsünü iç içe harmanlarken, Kya'nın da bir şekilde hayat diploması almasını sağlıyor.. İzole edilmiş hayatının kapılarını aralayıp , yeni bir hayata kapılarını yavaş yavaş açarken..
Çocukluk aşkı, ona okuma yazma öğreten, "tüy' arkadaşı Tate’in mecburi gidişi..
Kötü, şımarık, yalancı, kaba, şiddet eğilimli Chase’in gelişi ...
Bu iki adam eserde kilit noktası olurken, bir de cinayet meselesi patlak veriyor. Hikâyenin akışına etki edecek, rengini baştan sona değiştirecek.
Tam bu nokta da ise Kya’nın dramatik hayat yapısının kapıları mahkeme salonlarına açılıyor..
Kya kasabalının gözünde her ne kadar görünmez olsa da , cinayetin bir numaralı zanlısı olarak görülmesi kaçınılmaz oluyor..
Hikâye her ne kadar bir cinayet hikâyesinin arka planı gibi yansıtılsa da, aslında Kya’nın bataklık hayatına, mahremiyetine, tabularına, güçlü kişiliğine, kendini yetiştirmesine ve fazlasına geniş bir yelpaze ile bakış açısı sağlıyor..
Ters köşe ile damaklarda güzel bir tat bırakan.. Yer yer kızıp öfkeye kapıldığım, yer yer ise bu kızgınlığın yerini hüzne ve boğazda koca bir yumruya bırakan masalsı öykü okunması için sizleri bekliyor olacak