Gönderi

8/10
·274 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 12:55
1942'de İngiliz Hükümeti tarafından kiralanan Abosso adlı yolcu gemisi, Alman denizaltılısının torpido saldırısına uğradığında, 361 yolcunun içinde yer alan Ulrich Alexander Boschwitz henüz 27 yaşındaydı. Üzerinde, kaleme aldığı romanı 'Yolcu'nun taslağını taşımaktaydı. Ve bu kitap bulunan ve kurtarılan parçalardan oluşarak meydana gelmiştir. Okuduğunuzda bazı bölümlerin birbiriyle uyumsuz olduğunu göreceksiniz. Otobiyografik bir roman olmasa da kitap, yazarın hayatından da izler taşıyor. Roman, Kasım 1938’de Kristal Gece’nin hemen ardından Nazi Almanya’sında geçer. Peki nedir bu kristal gece? Nasyonal Sosyalist Parti idaresi tarafından düzenlenen ve Yahudiler'e ait ev, iş yeri ve sinagoglara yapılmış kanlı ve ölümcül saldırıların gerçekleştiği gecenin adıdır. Başkahraman Otto Silbermann, saygın bir Yahudi tüccardır. Kristal Gece’de evine baskın yapılınca her şeyi geride bırakmak zorunda kalır ve kaçmak için trenlere binerek Almanya içinde yolculuk eder. Otto’nun trenlerdeki bu umutsuz yolculukları, Nazi rejimi altındaki toplumun farklı yüzleriyle ve kendi içsel dönüşümüyle yüzleşmesini ele alır. Yolculuklar boyunca varsayımlar, şüphelere dönüşür. Şüpheler, tren yolculuğu boyunca karşılaştığı insanlarla canlanır. Paranoyaklık hâli dediğimiz tam olarak bu. Aklı başında bir insanın aklı başından nasıl alınır.. Kendini tanıyamadığı bir deliye nasıl dönüşür kitapta tam olarak onu görüyoruz. Kitabın diline gelecek olursak; cümleler kısa, hızlı, keskindir. Betimleme az, gerilim psikolojiktir. Okurken nefessiz kalacağınız bölümler oluyor. Kolay okunan ama kolay unutulmayacak bir kitap oldu benim için. Bu dönem kitaplarına ilgisi olanlara veya aksiyon, hareket, heyecan, sürekli kendini okutsun şeklinde bir kitap arayanlara öneririm. Keyifli okumalar.
YolcuUlrich Alexander Boschwitz · DeliDolu Kitap · 2019103 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.