·368 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Aralık 2025 00:00 Ayşe Zarakol, bu eserinde ana akım tarih yazımının ve Uluslararası İlişkiler teorilerinin en büyük tabusuna yıkmaya çalışır: Avrupa Merkezcilik. Genelde modern devletler hukukunun 1648 Vestfalya Barışı ile başladığı sanılır; ancak Zarakol, Batı'da uluslararası sistem oturmamışken Doğu'da devasa bir düzen olduğunu belirtmektedir. Zarakol'un temel argümanı, modern uluslararası sistemin sanıldığı gibi sıfırdan Avrupa'da doğmadığıdır. Yazara göre, 13. ve 17. yüzyıllar arasında Avrasya'da (Moğollardan Timurlulara, Osmanlılardan Safevilere ve Babürlülere kadar) hüküm süren Cengizli mirası, kendi içinde tutarlı ve küresel bir düzen oluşturmuştu. Bu düzen yeri geldiğinde tek kutuplu yeri geldiğinde çok kutuplu bir sisteme dönüşüyordu. Örneğin Cengizli düzeni kıtalararası ticareti, diplomasiyi ve hukuku standartlaştıran bir "dünya düzeni" olarak okunmaktadır. Zarakol bu düzenin Batı’nın daha sonra sahipleneceği pek çok mekanizmaya öncülük ettiğini savunur.
Batı merkezli teoriler özellikle Vestfalya sonrası dönemde egemenliği "sınırlarla çevrili bir toprak parçası üzerindeki mutlak kontrol" olarak görürken, Zarakol bize Avrasya’nın "evrensel egemenlik" anlayışını hatırlatır. Cengizli ve sonrasında gelen düzenlerde hükümdar, meşruiyetini soyundan ve tüm dünyayı yönetme iddiasından alırdı. Bu düzende sınırlar akışkandı ve önemli olan toprağa sahip olmaktan ziyade, o düzenin (Pax Mongolica, Pax Ottomana gibi) bir parçası olmaktı.
Zarakol’un dili akademik olsa da akıcıdır. Kitap sürükleyici bir anlatıma sahiptir. Uluslararası İlişkiler disiplininde egemenlik ve sistem düzeyinde ezber bozan bir yapıdadır.