Gönderi

Puan vermedi·328 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 01:31
İncir Kuşları bitti ama içimde bitmedi. Bu kitap benim için bir roman değil; yaşanmış, gerçek acıların tanıklığıydı. Anlatılanlar kurgu değil, gerçekten yaşanmış ve hâlâ devam eden acılardı. Sinan Akyüz’ün aktardığı Bosna Savaşı, geçmişte kalmış bir felaket değildi. Bir gecede evinden edilenleri, yalnızca kimliği yüzünden hedef hâline gelenleri, sevdiklerini kaybeden insanları okurken kalbimde ağır bir yük hissettim. Çünkü bunların sadece “olmuş” değil, bugün de “olmakta” olduğunu biliyorum. Yıllar geçmesine rağmen sadece savaşın adı değişmiş, ülkeler değişmiş; ama acı hiç değişmemiş. Aynı ırkçılık, aynı kimlik çatışmaları, aynı zulüm ve aynı işkenceler hâlâ hüküm sürüyor. Kitabın bazı sayfalarını karıştırırken gözümün önünde İsrail–Filistin, Doğu Türkistan, Suriye canlandı. Coğrafyalar farklıydı ama yaşananlar aynıydı. İnsan yine insana bunu yapıyordu. Bu kitapta anlatılan insanlar benim için birer karakter değil; acılarıyla, sessizlikleriyle, yarım kalmış hayatlarıyla gerçek oldular. Hayatta kalmanın bile bazen bir suçluluk duygusuna dönüştüğü satırlarda boğazım düğümlendi. İncir Kuşları, bana savaşın sadece silahlarla değil; sessizlikle, görmezden gelmeyle ve unutmayla da insan öldürdüğünü gösterdi. Ve ben anladım ki, coğrafya değişse de, isimler değişse de, insanın insanı yok etme arzusu hâlâ aynı; bu acılar susmaz, unutulmaz, geçmez.
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.