Nevzat Tarhan'ın hayat görüşü olarak kendime yakın olduğumu sanıyordum o sebeple kadın psikolojisi alanında yazmış olduğu kitabında benim için kıymetli olacağını düşünerek okumaya başlamıştım ancak maalesef birçok konuda benim açımdan hayal kırıklığı oluşturdu öncelikle kadın psikolojisine bakışını çok yüzeysel buldum onun öncesinde çok fazla psikolojik kitap okumuş olmam da bunu yüzeysel algılamam da etkili olabilir .
Öncelikle olumlu taraflardan başlayarak incelemek istiyorum çareye bakışı eğer bir şeyin çaresi varsa gerekeni yapalım üzülmeye değmez eğer bir şeyin çaresi yoksa üzülsek de sonuç değişmez yine üzülmeye değmez şeklindeki bakışı Güzel bir bakış açısı hayata karşı daha olumlu yaklaşmayı sağlayan bir bakış açısı tabii üzülmeye değmez dediğimizde bunu ne kadar gerçekleştirebileceğiz elimizden ne kadar gelir sorusu da var ancak yine de anlamlı bir hatırlatma oldu aynı zamanda sürekli geçmişte yaşamaya olan yorumu; sürekli geçmişte yaşayan kişi kimseyi bağışlamaz, suçlamaya devam eder, sorumluluğu kendisi dışında arar, kendi eksikliğini sahiplenmez vurgusu güzeldi.
Modern yaşamın tüketimi artırmak için rekabeti teşvik ettiği bunun da kıskançlığa bağlı mutsuzluğa sebep olduğunu söylemesi anlamlı bir bakış açısı çünkü her geçen gün rekabetin arttığı bir dünyada yaşamak gerçekten insanın ruhuna zarar veriyor.
Gel gelelim kitaptaki hoşuma gitmeyen kısımlara; öncelikle feminizme bakış açısı sadece feminizmin bir erkek düşmanlığı gibi lanse edilmeye çalışılmış kitapta ancak feminizm yıllar boyunca insanların eşitliği için verdiği mücadele ile kadınların hem evde hem iş yaşamına katılması ve iş yaşamında eşit şartlara sahip olması için vermiş olduğu mücadele ile toplum tarafından ezilmelerine karşı vermiş olduğu mücadeleyle anlamlı bir oluşumdur ancak kitap sadece kadın erkek ilişkilerini bozan toplumda sanki bir düşmanlık çıkarmaya çalışan erkek düşmanlığını altyapı hazırlayan bir oluşummuş gibi anlatıyor feminizmi buna kesinlikle katılmıyorum ve yanlış bir bakış açısı olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda sürekli erkekler sayısal zeka kadınlar sosyal zekaya sahiptir. Dolayısıyla meslek seçimlerini de buna yönelik olarak yapmalıdır şeklinde bir bakış açısına sahip kadınlar işte sosyal zekaları yüksek olduğu için öğretmen hemşire gibi meslekleri seçmelilerdir hatta daha da ileriye giderek öğretmenlik mesleğini seçtilerse edebiyat gibi alanları seçmelidirler matematik gibi sayısal alanları seçmemelilerdir bakış açısına sahip işte kadınların psikoloji gibi alanlarda daha başarılı olabileceğini ancak mühendislik gibi alanlarda sayısal alanlarda erkeklerin daha başarılı olacağını öngörüyor ancak erkekler bu alanlarda yıllar boyu zaten daha çok alana girişimleri kolaylaştırıldığı için varlar şu anda günümüzde mühendislik alanında kadınların da çok fazla başarılı olduklarına gözlemleyebiliyoruz ya da bir erkeğe sözel alanlarda sosyal zekası gerektiren alanlarda da başarılı olabildiğini gözlemleyebiliyoruz dolayısıyla sayısal ya da sözel sosyal zeka bunlar insanlardan insanlara değişen bireysel farklılıklardır bunların cinsiyetle bir ilgisi yoktur. Kitabın bu konudaki varsayımında çok yüzeysel buldum, zorlama bir bakış açısıydı.
Kadın psikolojisi anlatmak yerine erkeklerle kadınları kıyaslayıp erkeklerin hayatını kolaylastirmak için kadın nasıl davranmalıdır gibi bir yerden yaklaşılmış.
Maalesef beklentimin çok altında kaldı. 3/10