İskender’i yaklaşık on yıl önce okumuştum. O zaman da çok sevmiştim ama aradan geçen zamanın ardından yeniden okumak benim için çok daha başka bir deneyim oldu. Bu kez hikâyedeki detayları, karakterlerin iç dünyalarını ve arka planda anlatılanları çok daha net görebildim.
Kitap; namus, göç, töre anlayışı, kadın bedeni üzerinden kurulan şiddet ve toplumsal baskı gibi zor ama gerçek meseleleri ele alıyor. Okurken insanı rahatsız eden, düşündüren ama bir o kadar da içine çeken bir anlatımı var. Romanın farklı zaman çizgileri ve farklı karakterlerin gözünden anlatılması, hikâyeyi hem daha katmanlı hem de daha etkileyici kılıyor.
Elif Şafak, benim için “ne yazsa okurum” dediğim yazarlardan biri. İskender de bu hissi bir kez daha doğrulayan ve gönül rahatlığıyla herkese önerebileceğim bir kitap oldu.