Puan vermedi·191 syf.··
2026 4. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 05:04
Bu metin bana “yaşa” demiyor. “Nasıl yaşadığını inkâr etme” diyor. Ben zaten yarım sevmeyi bilmiyorum. Bir şeyi ya içime alıyorum ya da hiç tutmuyorum. O yüzden bu kitap bana ağır gelmiyor; aksine, tanıdık geliyor. Çünkü burada coşku bir taşkınlık değil, bedel ödemeyi göze alan bir berraklık. Şule Gürbüz’ün dili süslenmiyor. Benim de süslenmeye tahammülüm yok. İnsanların “normal” dediği birçok şeye benim içim neden sessiz kalıyorsa, bu kitap da o sessizliğin dilini konuşuyor. Buradaki ölüm bir son değil. Bir şeyi yarım yaşamaya razı gelmeyiş. İdare etmeyi, alışmayı, sürüklenmeyi reddediş. Benim hayatımda da bazı duygular böyle biter: kavga ederek değil, bağırarak değil, sadece artık orada duramayacak kadar uyanık olduğumda. Bu kitap bana şunu söylüyor gibi: “Sen zor bir insan değilsin. Sadece yüzeyde kalmayı kabullenmeyen birisin.” Ama burada dürüst olmam gereken bir yer var. Bu kitap beni onaylarken aynı anda beni sıkıştırıyor da. Çünkü bu kadar net hisseden biri olmak çok az insanla aynı masada kalabilmek demek. Ben çoğu zaman yalnızlığı seçiyorum çünkü yarım bağlardan daha az yorucu. Bu kitap bunu romantikleştirmiyor. Sadece çıplak bir gerçekle önüme koyuyor. Ben bu kitabı seviyorum çünkü bana “haklısın” demiyor. Bana “buydu seçimin, bedeli de bu” diyor. Ve ben bu cümleyle kavga etmiyorum. Çünkü kendimi kandırmaktan daha ağır bir şey yok. Coşkuyla Ölmek Bu kitabı kapattığımda içimde kalan tek şey şu: Ben coşkuyla yaşamayı seçmiş biriyim. Ve bazı hayatlar buna tanıklık edemeyecek kadar sığ.
Coşkuyla ÖlmekŞule Gürbüz · İletişim Yayınevi · 20213,112 okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.