Gilman’ın 1915 ütopyası, erkeklerin tamamen yok sayıldığı, parthenogenesisle (Erkeksiz üreme)üreyen bir kadın toplumunu “mükemmel” diye sunuyor. Savaşsız, suçsuz bir dünya vaat ediliyor ama bireysellik sıfır: Erkekler hapsettiriliyor, Terry’nin arzusu “ilkel” diye aşağılanıyor, toplum aseksüel annelik diktatörlüğüne dönüşüyor. Homojen, beyaz ve dışlayıcı; erkeklik “yıkıcı” diye şeytanlaştırılıyor.
Mesaj o kadar bariz ki: Erkekler olmadan kadınlar daha güçlü, evlilik dayatma, erkekler sorun kaynağı. Günümüz bazı akımları bu yönde gibi. Feminizm hakkında pek bilgim yoktu, bilgilenmek için okudum ama keşke - puan verebilsem. İlk defa bir kitap bu kadar bunalttı, sırf arkadaşım istedi diye bitirdim. Feminist kılıflı erkek-düşmanlığı ve baskıcı ütopya.Yazar psikoz geçirmiş muhtemelen eseri yazmadan önce psikoz geçirmiş yoksa başka bir açıklaması olamaz