Puan vermedi·139 syf.··
2026 162. kitabı
ŞİMAL YILDIZI KORE’DE Roman okumayı seven ama tarihe de biraz merakı olan kişilerin sevebileceğini düşündüğüm bir kitap Şimal Yıldızı Kore’de. İlk 27 sayfasında Kore’nin geçmişinden, coğrafyasının getirdiği iklim özelliklerine kadar Kore’ye dair her şeyi öğreniyorsunuz. Ardından sırasıyla Kore Savaşı’nın başlama süreci, Türkiye’nin bu sürece dahil olması ve Kore Savaşı’nı okuyorsunuz. Bu süreçlere 1. ağızdan Kore gazilerimizin anıları sayesinde tanık oluyorsunuz. Kitapta Türk askerlerinin yanı sıra diğer ülkelerin askeri karakterleri hakkında da çok şey öğreniyorsunuz. Türk askerinin silah bile kullanmadan düşmana korku saldığını birçok kez görüyorsunuz kitapta. Yerinde olduğunu düşündüğüm birkaç örnek vermek istiyorum: “Keşif takımında 13 kişiydik. Alayda en az 300 metre, en fazla 3 kilometre ileride olabiliyorduk. Akşam olduğu zaman konumumuzu belirliyorduk. Keşif takımı her şeyi görecek ama asla kendini göstermeyecektir. Keşif takımında 13 kişi görev yaptık… Bir gün 82 kişiyi esir aldık. Birliğe getirince Amerikalılar çok şaşırdı. Bu durum karşısında albay Gumby diye bildiğimiz kişi de tuhaf karşıladı ve ‘Nasıl olur?’ dedi. ‘Bu kadar kişiyi keşif takımı nasıl alırdı?’ İşin gerçeği adamlar kendileri teslim oldu.” Çinliler “Türk ölür, geri dönmez.” diye bildikleri için saldırmıyorlardı. “Türk, Türk diyerek kaçıyorlardı.” Türk askerinin ne denli insaflı olduğunu ve savaşta dahi insanlığını kaybetmediğini; aç uyumak zorunda kalacağını bile bile kendi kumanyasını Koreli çocuklara vermesinden ve şu güzel ifadeden anlıyoruz: “Kuzey Koreliler ağaçtan sedyeler yaparak içlerine yaralı yerleştirmişler. Bizler yukarı yönde ilerlerken onların gerimize aşağı tarafa geçmelerine izin verdik. Aslında onlar yaralı değil, arkamıza sızarak bizleri çembere alan Kuzeyli askerlermiş. Sivil olduklarından, hasta ve yaralı taşıyorlar düşüncesiyle herhangi bir müdahalede bulunmadık.” Türk askerinin zekâsına, gücüne ve dirayetine; yer yer 90 bin kişiye karşı 3 bin kişiyle savaşmalarıyla, yer yer de diğer ülkelerin 15 gün dayanabildiği cepheye 3 ay dayanabilmeleriyle tanık oluyoruz. Gazi Ömer Gürcü’nün şu sözleri de bunun kanıtı niteliğinde: “Arkadaşlarım şehit düşünce kurtulmak için yerde yatan şehit askerlerinin arasına yatarak ölü numarası yaptım. Yanıma gelen iki kızıl Çin subayı kontrol ediyordu. Biri şüphelenerek tekmelemeye başladı… Giderken şüphelenen subayı öldürmek için geri döndü. Kurşunu kafama sıkacakken yerimden fırlayarak kafa attım. Kafayla silahından ayrıldı. Bu sırada silahı alıp öldürdüm.” Diğer ülkelerin askerlerinin savaşta nasıl olduğuna da birkaç cümleyle değinmek, yorumunu ise sizlere bırakmak istiyorum: “Türk askeri hep en öndeydi. Fransız, İngiliz, Yunanlar ödlek ve korkaktı.” “Türk Tugayı mücadele verirken Amerikan tabur meclisini terk ederek Kunuri yönünden çekilmiştir.” Ve bunun gibi birçok kez Türk askerini çemberin içinde yalnız bırakmışlardır. Buna rağmen Türk askeri mücadelesinden hiçbir zaman vazgeçmemiş, cesaret denince akla Türk milletinin gelmesini sağlamıştır. Bugün Güney Kore’de milletimizin sevgi ve hayranlıkla anılmasını sağlayan Kore şehitleri ve gazilerimize minnetlerimizi sunmamanın ayıp olacağını bilen Özgür Yıldız ve Ahmet Azman; gazilerimizin anılarından nasıl çıkarımlar yapılabileceğini bizlere gösterdikten sonra minnetlerini sunarak kitabı bitirmişler. Yazarları, böylesine önemli bir olayın unutulmamasını sağladıkları ve gazilerin anılarına bizlerin de tanık olmasını sağladıkları için çok takdir ediyorum. Son olarak bu savaşın da kazananı olmadığını, her iki tarafın da oğullarını, babalarını, eşlerini, dostlarını kaybettiğini söylemek; savaşların bitmesinin imkânsız bir istek olduğunu ama en azından çocuk, yaşlı ve sivilin ölmediği ahlaklı savaşların olmasının “olasılıksız” olmadığını biliyor ve umuyorum. .
Kitap Alıntısı
Şimal Yıldızı Kore'deÖzgür Yıldız · Astana Yayınları · 20202 okunma
·
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.