Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 28 Ocak 2026 03:20 Huzursuzluk, yalnızca bir roman değil; insanı ahlaki bir yüzleşmeye zorlayan, rahatını bilinçli olarak bozan bir metin. Bir halka reva görülen zulmün ve bu zulme sessiz kalmanın ağırlığı, satırlar ilerledikçe insanın içine çöken bir huzursuzluğa dönüşüyor. Okurken, bir yerlerde insanlar bu kadar acı çekerken bu kitabı okuyabilecek kadar güvende olmanın bile utanca karışan bir ayrıcalık olduğunu fark ediyorsunuz.
Roman, farklı bir inanışa sahip olmanın nasıl bir kimlik suçuna dönüştürülebildiğini dinin, zulmü meşrulaştıran bir araç hâline getirildiğinde ne kadar dehşet verici sonuçlar doğurabileceğini çarpıcı biçimde gösteriyor. “Keşke tüm bunlar yalnızca hayal ürünü olsaydı” dedirten asıl güç de burada yatıyor..Anlatılanların gerçeğe fazlasıyla yakın olması.
Metni hemen bitirmemek, anlatılanları sindirebilmek için direnmek istiyorsunuz; fakat romanın sürükleyiciliği bu direnci kırıyor. Sayfalar hızla ilerlerken uykusuzluk kaçınılmaz oluyor, ama buna fazlasıyla değiyor. Huzursuzluk, okuru yalnızca bir hikayeye değil, kendi vicdanına da bakmaya zorlayan, kolay unutulmayacak bir roman.