Puan vermedi·430 syf.··
2026 5. kitabı
BİR MUHTEŞEM GÜNEŞ KHALED HOSSEINI Vahşete dur diyemediğimiz,savaşmak istemezken bir takım oyunlarla savaşa mecbur bırakıldığımız bu“dünyada”, insan olarak ne kadar aciz olduğumuzu“Uçrt. Av.”ile gördüğümü ve iliklerime kadar bu kitapta da hissettiğimi söylemek ve ilk eleştiriyi bizlere yaparak başlamak istiyorum. Hani bir kitabı bitirdikten sonra elinize alır, sonra da kapağa okşar, ona birkaç saniye bakar, ardından da onu raftaki en uygun olan yere yerleştirirsiniz ya ama bu kitabı bitirdikten sonra kapağını kapatmak hiç de doğru gelmiyor.Çünkü bu kitap rafa kaldırılmamalı, okumayan herkes bu kitabı okumalı, birlik olmalıyız, ses çıkarıp dur demeliyiz. Zaten yıllardır bu vahşete göz yumulurken dünyaya gelmiş biri olarak, benden öncekiler gibi ben de göz yumamam. Bizi eleştirmek derken tam olarak da bunu kastediyorum “susmamızı”. Konuşan bir takım seslerin hemen sesinin kesildiğini, sadece Afganistan'da değil, şu an Filistin’de gerçekleştirilen soykırımda da sesimizi önemsenmediğini görüyorum. Ukrayna'ya tüm “dünya” yardım ederken Müslüman olan bu iki ülkeye yardım edilmediğini görüyorum. Ne yapmalıyız, nasıl durdurabiliriz bilmiyorum. Ama en azından bu olanların kanıtı olabilecek nitelikte eserler, ufak bile olsa bir şeyler bırakırsak en azından unutulmayacağına, hatta belki bir gün yönetenlerin vicdanına sesimizi duyurabileceğimize inanıyorum. Yazarı da en çok bu açıdan takdir ediyorum. Bir gün tüm kitaplar yansa bile hafızamızdan silinemeyecek bir eser daha bıraktığı için. Kitaba gelecek olursam, kitaptaki şu tek cümlenin her şeyi özetlediğini düşünüyorum “Talibanın gözünde o korkunç, ürkütücü KHAD şefi ve bir komünist olmak Necibullah'ı bir kadından azıcık daha aşağılık yapıyordu, o kadar.” Ölümün yakasını hiç bırakmadığı bu toplumda karısına, kızına, kısacası kadına her türlü şeyi yapmayı kendine hak gören, hatta yapmamayı ayıp sayan erkek modelini Raşit karakteri üzerinden görüyoruz. Ve ne yazık ki bu karakterleri “dünyanın” her yerinede her gün görüyoruz. Kendini erkeğine adamış, bunun için yetişmiş, “14” yaşında evlenen kız çocuğu Meryem ise bu toplumdaki kadının yerini çok güzel anlatıyor bizlere. İyi yetişmiş, babası tarafından çok sevilen, nadir bir çiçek olan Leyla ise dünyanın en eşsiz çiçeği bile olsanız toprağınız kuraksa siz de kurmaya mahkumsunuz gerçeğini kafamıza vuruyor. Genel olarak bu üç karakter üzerinden anlatılan kitapta aslında hiç kimse yan karakter değil, her karakterin kendi hikayesi ciltlerce roman olmaya layık. Afganistan'ın 1959'dan 2000'li yıllara kadar olan tarihini öğreniyoruz bu kitapta. Bu topluma yazılan acı kadere her satırda tekrar şaşırıyoruz. Önce Rusya'nın çocukların oyuncaklarına bomba koymasıyla, sonra toplumun kendi çocuklarına taciz etmesiyle devam ediyor bu bahtsız kader. Ama bir yandan da toplumun zihniyetini görünce de neden bu kaderi yaşadığını anlamıyor değilsiniz. Çünkü her ne kadar baştakilerden şikayet destek, bizi yönetenlerin bizi yansıttığını unutmamamız lazım. Biri öldürür, tecavüz et, yak, yık, vahşetin kendisi ol dediğinde bunu yapamayacak kadar vicdan sahibi olmak gerekli belki de. Özetle insan olarak nasıl biri olduğunuzu ya da olabildiğinizi sorgulattıran bu kitabı, herkesin okumasını ve kendince bir ders çıkarmasını şiddetle tavsiye ediyorum.
Duygu ve Düşünce
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.