Puan vermedi·116 syf.····Okunma: 28 Ocak 2026 17:23 Halil cibran ile tanışmamı sağlayan ilk kitap. Güzel ve kendine has bir tarzı var. Kitapta tek hikaye bekliyordum ama farklı isimlerdeki hikayecikler vardı beğendim sadece bazı hikayeler kısaydı sanki devamı olmalı gibi...
Rüzgar gülü aslında bir metafordur: insan rüzgar karşısında dönen bir rüzgar gülüdür ve hal, hareketlerine ya da olaylara göre şekillenir.Yani insan, hayatın getirdikleriyle şekillenir; bazen yönünü kaybeder, bazen de değişerek var olur. Tek bir olaydan çok insanın sahip olduğu değerleri(insan ruhu,hayat, aşk , kader, yalnızlık vs.) ele alır ve hikayeze ederek bizleri hem düşündürür hem de dersler çıkarmamızı sağlar. İnsanın için ısıtacak kısa kısa hikayeleri sizlere de tavsiye ederim. Beğendiklerimden:
Münzevi kral hikayesi: düşündürücü ve gayet güzeldi krallığın güzel davranışları örnek alınması gereken bir makam olduğunu bizlere göstermektedir.
Aslanın kızı: 4 kölenin ve kedinin arasında geçen diyalog hem ironikk,hem düşündürücü hem de alegoriktir.
Ermiş; kendisine gelen eşkiyanın vicdanını rahatlatmak amacıyla adamın dediklerini tekrar etmesi orda verilmek mesaj güzeldi.
Plütokrat: yaratığın yiyip doymamasi ve sorulan doymadın mi sorusuna verdiği "evet, doydum. Hayır,daha doğrusu yiyip içmekten yoruldum; ama yarın yiyecek toprak ve içecek deniz bulamam diye korkuyorum." bu cevabın aslında birçok mesaj verdiği ortada ama anlayana (:
Daha büyük benlik: kral ve aynadan çıkan o çıplak adam arasında geçen " ülkedeki en"mevzusu bir kral akıllı,asi olduğu için kral değildir bunu unutuyoruz.
Neysee bu gidişle birçok şey yazacağım benden bu kadar hakkınızı helal edin.
Kitapla sağlıcakla kalın
İyi okumalar