Puan vermedi·144 syf.····Okunma: 28 Ocak 2026 23:50 Schopenhauer'a giriş için ideal bir kitap. Kitap dört bölümden oluşuyor. Dili çok süslü değil, zaten yazmak üzerine bölümünde de belirtiyor bunu. İçerik olarak ağır değil ve etkileyici fikirler sunuyor. Yaşamak ve Düşünmek üzerine bölümleri en faydalı bulduğum yerler oldu.
YAŞAMAK ÜZERİNE: Mutluluğun iki temel düşmanı vardır: Istırap ve can sıkıntısı. Istırap, bir şeye ihtiyaç duymak ve onun yoksunluğuyla oluşur. Can sıkıntısı ise elinde ihtiyacın olandan fazlası sahipsen başına gelir. Schopenhauer'a göre mutlu ve akıllı bir adam zihnini iradesine değil, kendisine yani zihnine tahsis eden ve bütün ihtiyaçlarını kendi karşılayabilen, dışarıya en az ihtiyaç duyan adamdır. Kitapta şöyle bahseder: Dünya sefalet ve ıstırapla doludur ve eğer bir insan yakasını kurtarırsa, bilsin ki can sıkıntısı her köşe başında pusuda beklemektedir. Hatta daha da fazlası; genellikle galip gelen kötülüktür ve gürültü ve şamatayla sesini en fazla duyuran budalalıktır. Talih insafsız ve acımasızdır ve insanlık acınacak durumdadır. Mutluluğun kaynağı içseldir. Bu yüzden dış dünyada ne kadar boş şey varsa onunla ilgilenen, şehvet ve eğlence kovalayan insanların aslında içi bomboştur. Bu davranışlar insanı sefalete sürükler.
İnsanın içindeki güç dışsal etkilere karşı mücadele etmesi içindir. Fakat mücadelenin sona ermesi veya insanın onu kullanmayı bırakması ile bu güç, insanda bir yük haline gelir. Bununla insan boş işlerle ilgilenmeye başlar ve can sıkıntısı doğar. Buradan mutluluğumuz için zihnimizi aktif tutmamız ve bir mücadele içinde olmamız gerektiği çıkarımı yapılabilir. Bu mücadele dışarıya karşı değil insanın kendi zihni içindeki mücadeledir
OKUMAK ÜZERİNE: Sadece büyük eserler ve büyüklüğü kanıtlanmış eserler okunmalıdır. Çünkü insanların para için yazması kitapların niteliğini azaltmıştır. Ahmaklar için yazanlar ise hep geniş kitlelere ulaşırlar.
Okuduktan sonra üzerine derin düşünmüyorsak ve bu bizde yer etmiyorsa aslında okuduğumuzu öğrenmiş sayılmayız. Nasıl ki beden ihtiyacı olanı hazmederse, beyin de ilgisini çekeni ve düşünce sistemiyle uyuşanı hazmeder.
Okumak bir amaç olarak kendi düşüncenin önüne geçmemeli, bir araç olarak düşünce sürecini başlatmak veya hızlandırmak için bir araç olmalıdır.
Kaliteli eserler ilk okumadan hemen sonra bir daha okunmalıdır. Çünkü başlangıç ancak son bilindiğinde gerçekten anlaşılır.
YAZMAK ÜZERİNE: Önemli olan karmaşık şeyleri basitçe anlatmayı başarabilmektir. Ama çoğu yazar tam tersini, anlamsız ve boş fikirlerini gereksiz süslemelerle anlatarak yazılarını karmaşıklaştırır. Önemli olan sadece özdür.
DÜŞÜNMEK ÜZERİNE: Okumak çoğu zaman düşünmenin katilidir. Her boş vaktinde kitap okuyan düşünme yetisini de zayıflatır. İnsan salt okuma için dünya ile bağını koparmamalıdır. İnsanın okuma yapması gereken zaman kendi düşünceleri durduğu zaman onu tekrar başlatmak için olmalıdır. Schopenhauer okumaya değil düşünce yerine geçen okumaya karşıdır. Çünkü okumak başkalarının düşünce sürecini tekrar etmektir. Ancak bu düşünceler her zaman bizde doğal durmaz. Halbuki kendinden doğan düşünce vücudun bir parçası gibidir ve seninle kalır.
Kendi kendine düşünebilen insan önce kendi fikrini oluşturur, sonra otoritelere başvurur. Bunun amacı da fikrini teyit ettirerek kendine inancını güçlendirmektir.