Öncelikle lohusa depresyonu gerçektir ve süresizdir. Kitapta çok fazla kendimi bulduğum yer oldu. Ama bir o kadarda kayboldum. Yani biz şimdi nerdeyiz, şuan neler oluyor? Bir bölüme başlıyorum sonuna kadar neysen bahsettiğini anlayamıyorum bazen. Sonuna gelince de başa dönüp tekrar bakmam gerekti. O kadar fazla metafor kullanılıyor ki kadın gerçek bir şey mi anlatıyor yoksa yine mi metafor durup düşünmek lazım. Çözedebilirsin, çözemeyedebilirsin. Bazen rüya görüyor herhalde diyorum bazen sadece kendi kendine konuşuyor herhalde diyorum. Yani öyle bir olay örgüsü yok anlayacağınız. Yani varda. Örgü karman çorman olmuş. Takip etmesi zor.
Okurken bu yüzden boğuldum. Zor bir kitap yani. Bir çocukla okuması daha zor ki annelerin bu kitabı okumak isteyeceğini düşünüyorum.
Tabi bunların hepsini boşverip de şöyle de düşünebiliriz: mükemmel bir edebi şaheser ve ben bu işten hiçbir şey anlamıyorum. Belki de sorun düzgün bir olay örgüsü ve daha az kafa karışıklığı seven bendedir.