1/10
·992 syf.··
2026 7. kitabı
Sadece birkaç şey söylemek istiyorum. Kesinlikle konusundan falan bahsetmeyeceğim parmaklarımı boşuna yormak istemiyorum. Bu seriyi öve öve bitiremeyenlere akıl sağlığı diliyorum. (Özellikle de Alexander gibi bir erkeği yüceltip hayran kalan kadınlara.) Bu seriyi sevenlere, Alexander gibi bir karaktersizi ve Tatyana gibi gurursuz, ezik birini övgülere boğanlara ve kitaptakini aşk olarak görenlere akıl sağlığı diliyorum.. Alexander'ın daha önce ilişki yaşamış olması, bunlardan birinin de Tatyana'nın ablası olmasına rağmen sanki kendisi çok temizmiş gibi Tatyana'ya sana daha önce dokunan oldu mu, daha önce bir şey yaşadın mı tarzında sorular sorması. Daşa'dan kalan altın dişleri Tatyana ile evliliklerinin nişanesi olarak alyans yapması, ihanet eden kendisiyken Tatyana'yı suçlaması, şiddet uygulaması.. Ve Tanya'nın masumiyetini "Tatyana acınacak haldeydi." Diye tanımlaması. Sayamadığım o kadar rezilliği vardı ki.. Bu kadar karaktersiz birini okuduğumu hatırlamıyorum. Daha önce yattığı kadınları Tanya'ya anlatıyor. Diğerleriyle yatarken önlem alıyordum diyor Tanya'ya, bir tek seninle önlem almadan birlikte oldum. Tanya da buna seviniyor, kendini farklı hissettiği için! Bir kadın olarak utandım bu sayfaları okurken, kendini değersizleştirip masumiyetini kendi üzerinde kullanan bir adamın önceki ilişkilerini dinleyip bundan rahatsızlık bile duymaması inanılmaz. Tanya ile geçmişi hakkında sohbet ederken daha önce geneleve gittiğinden de bahsediyor Alexander. Bir daha gitmeyeceğini de ekliyor, nedeni de evlenmiş olması!! “Seni ne yeniden sağlıklı hale getirir?” diye sordu Tatyana. “Geneleve bir ziyaret mi?” “Senin genelevine bir ziyaret olabilir,” Sonrasında geçen konuşma. Benim midem kaldırmadı maalesef... İlk tanıştıkları zaman Tatyana'nın üstünde kırmızı gülleri olan beyaz bir elbise vardı. O sahneyi ilk Tatyana'nın ağzından okuduğum için çok masum bir tanışma olduğunu ve kitabı seveceğimi düşünmüştüm. Ama kitaba Daşa'nın dahil olması, Alexander'ın ikisini aynı anda idare etmesi ve en iğrenç olanı da benim masum bulduğum tanışma sahnesini Alexander'ın ağzından okuyunca ne kadar sapkın düşünceli bir adam olduğunu öğrenmemdi. Kitabın başlarında babası Tatyana'ya vurdu diye olay çıkarıp Daşa'dan ayrılan, Tatyana'yı 5 kilometre boyunca sırtında taşıyan, onu enkazdan çıkaran, son lokmasını bile ona veren Alexander, daha sonra kadına ihanet ediyor, şiddet gösteriyor ve aşağılayıp hırpalıyor. Gurursuz ve ezik Tatyana da hepsini yutuyor ve ne yaparsa yapsın affediyor. Daşa ve Alexander'ın yakınlaşma sahnelerini okumak zorunda mıydık peki? Muhtemelen yazar Alexander'ı Tatyana'dan önce kadınlara düşkün biri olarak gösterip Tanya'dan sonra bu şeylere bir son verdiğini göstermeye çalıştı. Öyle bir şey yok, Tanya ile aynı çatı altında ablasıyla işi pişiren birisinden çok da bir şey beklememek gerekiyor. Kitabın bir bölümünde Alexander ve Daşa'nın boy boy çocuğu olacağını ve Tatyana'nın da onlara dadılık yapacağını bile düşündüm. Ki savaş ve açlık izin verseydi bu söylediğim şey muhtemelen yaşanacaktı. "Şura" isminin çıkış hikâyesini de okumayı unutmayın bu bile Alexander'ın nasıl biri olduğunu kanıtlayacaktır. Neresinden tutsam elimde kalan bir kitaptı. İçinde geçen tek doğru cümle şuydu “Ne zaman genç olmaya başlayacaksın? Ne sanıyorsun yani, eğer hayattaysa bile sana sadık kalacağını mı? O olsa seni beklemezdi, bu kadarını söyleyeyim. Şu anda birileriyle yatakta olurdu.”(294) Evet Alexander olsaydı kesinlikle bunu yapardı. İkinci kitapta eğer geride kalan kişi Tanya olsaydı ve Alexander New York'ta yeni bir hayat kurmuş olan kişi olsaydı, Alexander'ın Tanya kadar sadık kalmayacağını düşünmüştüm. Hatta bundan emindim. Alexander beni yanıltmadı. Fakat karısı yanı başındayken yapmasını beklemiyordum. En komiği de kitaptaki aşkın destansı bir aşk olduğunu söylemeleri. Destansı olan sahne hangisiydi biliyor musunuz? Alexander ve Carmen sahnesiydi :) okuyanlar anladı. Tatyana'nın kayıtsızlığına zaten diyecek lafım bile yok. Kitaptaki savaş atmosferini çok başarılı yazdığını söylemek istiyordum yazarın ama bu seriye dair bir şeyi övmek istemiyorum. Vasat ve rezaletti. Bu kadar cümle bile fazla bu kitap için. Neden üçüncü bir kitaba gerek duyup seriyi mahvettiğini de çözemedim. Gereksiz yere uzattığı yetmiyormuş gibi Alexander'ın anne ve babasına da kitap yazmış. İsteyen okuyabilir ama ben bir daha bu seriyle ilişkili olan herhangi bir şey görmek bile istemiyorum.
Edebiyat
Yaz BahçesiPaullina Simons · Pegasus Yayınları · 2018301 okunma
·
92 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.