Puan vermedi·330 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 00:00
Kitaba bir cinayet ile başlıyorsunuz ama cinayet falan hikaye... Asıl anlatılmak istenen; aşk duygusunun derinlikleri ve aşkın insanı nasıl avucunun içine alabileceğidir. Aşkın ne kadar yüce bir duygu olup insana akılalmaz şeyler yaptırabileceği, zaten birden fazla karakterde gözlemlediğimiz bir durum. Edebiyat tarihimizde Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin, Aslı ile Kerem, Romeo ve Juliet gibi aşkın hep güzel betimlendiğini; ancak aslında ne kadar tehlikeli bir duygu olduğundan bahsedilmediğini gören Livaneli, bu işe el atmış gözüküyor. Cinayet sebebinin bile aşkla ilintili olduğunu görüyoruz romanda. İşlenen cinayetler, işlenen suçlar, akıl hastası olacak kadar ileri hastalıklara sahip olma sebepleri... Ludmilla’nın Olga’ya olan aşkını öğrendiğimde şok geçirdim. Hikayeyi Ahmet’in ağzından Mehmet’in hikayesi olarak dinlediğimizi sanırken, aslında birebir Mehmet’in anlatıyor oluşunu öğrenmek de öyleydi. Bir insanın sevme kapasitesinin bu denli yüksek olabileceği eminim ki Mehmet’in de aklına gelmezdi. Ahmet aslında ölmüştü ama Mehmet kendini insanlara Ahmet olarak tanıtıyordu; çünkü travmalarından ancak böyle korunabilir, bazı şeyleri ancak böyle unutmaya çalışabilir ve onlarla ancak bu şekilde baş edebilirdi. Çünkü “insan her şeyi unutarak yaşayabilirdi ama her şeyi hatırlayarak yaşayamazdı.” Yazara göre Zeus’un okunun zehirli olduğunu ve milyonlarca insanı zehirlediğini biliyoruz; bu kitaptakiler ise sadece birkaç örnekten ibaret. Ama hepsinin aynı aşk hastalığından muzdarip olup bir araya getirilmesi de cabası. Kitapta şaşırdığım noktalardan bir tanesi de sarılma makinesi oldu. Olga ile alakalı başına gelenlerden sonra artık kimseye dokunamayan Mehmet’in bu icadı biraz da içler acısı. Oraya gidip rahatlamaya çalışması ama aynı zamanda bu aletin onun sonunu getirmesi... Tabii bunu bilinçli yaptığını da biliyoruz. Kedinin, katil Muharrem’in kazdığı kolyeyi bulup bir cinayetin aydınlığa kavuşmasındaki etkin rolü de kayda değer bir detaydı. Kitap ayrıca dil olarak çok akıcı ve sürükleyiciydi, merak unsurumu hep tetikledi. Vaktim olsaydı eğer daha kısa sürede bitireceğime emindim. Hikayenin sonu çok şaşırtıcı bir şekilde bitti, gerçekten ağzım açık kaldı. Bir kitapta ters köşe olmasına bayılırım; çünkü bu ters köşeler sürükleyiciliği ve merakı artırıyor. Kitabı bitirmek için bir anda okuma hızım, odağım ve aynı zamanda kitaptan aldığım zevk artıyor.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,5bin okunma
·
22 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.