Daha Çok Uyutuluruz Biz
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 14:33
Banu Avar’ın Zemberek adlı kitabı, günümüz dünyasında yaşanan savaşların, kaosun ve yıkımların görünen yüzünün arkasında işleyen büyük bir düzeni, yani Avar’ın deyimiyle bir “zembereği” anlatıyor. Bu zemberek; parça parça kurulan, zamanı geldiğinde ise acımasızca boşalan küresel bir mekanizma. Yazar, yaşadığımız çağda savaşların artık klasik ordularla değil, karma savaş yöntemleriyle yürütüldüğünü söylüyor. Medya, sinema, STK’lar, aktivist yapılar, ünlüler, sosyal medya ve “müttefik” ülkeler bu savaşın sivil görünümlü unsurları. Kitabı okurken şunu net biçimde fark edeceksiniz: Günlük hayatımızda masum sandığımız pek çok unsur, aslında bu zembereğin dişlileriymiş. Beni en çok etkileyen nokta, “sahne önü – sahne arkası” benzetmesi oldu. Sahne önünde o kadar güzel, yumuşak, insani ve iyicil imgeler var ki, ister istemez onlara kapılıyoruz. Hollywood yıldızları, yardım kampanyaları, insan hakları söylemleri, demokrasi masalları… Ama sahnenin arkasında kan, yıkım ve sömürü var. Ben de dahil olmak üzere çoğumuz, gözümüz sahnedekilerde olduğu için arkadaki gerçekleri göremiyoruz. Artık o kadar alıştırıldık, o kadar gözümüze sokuldu ki nerede yardım edelim çığlığı atan biri varsa geri planda en çok nemalana kişi veya kişiler çıkıyor. Asıl yardıma muhtaçlar hiç görünmüyor ya da yapılan yardımlardan fayda görmüyor. Angelina Jolie örneği bu durumu benim için çok çarpıcı hâle getirdi. Kitabı okumadan önce, onun neden bu kadar sık Türkiye’ye geldiğini ya da bu ziyaretlerin arkasında ne olabileceğini hiç sorgulamamıştım. Meğer görünenle görünmeyen arasında çok büyük bir fark varmış. Avar, bu tür figürlerin nasıl algı yönetimi için kullanıldığını somut örneklerle anlatıyor. Neler izliyormuşuz da haberimiz yokmuş. Tabi burada Angelinayı günah keçisi ilan etmemek lazım Türkiye de bu aktör gibi niceleri var… Kitapta Arap Baharı, Suriye iç savaşı, Libya’nın parçalanması, IŞİD’in ortaya çıkışı, renkli devrimler ve sosyal medya üzerinden yürütülen kitle yönlendirme operasyonları detaylı şekilde ele alınıyor. Okurken şunu hissettim: Hiçbir şey tesadüf değil. Her olay, zembereğin bir dişlisini harekete geçiriyor ve sonuçta bedeli yine masum insanlar ödüyor. Ve bu dişlilere ister istemez takılıyoruz ve çıkamıyoruz, kurulan öyle bi düzen var ki dişlilerden çıkmamız mümkün değil. Banu Avar’ın dili sade, net ve cesur. 160 sayfalık kitap ne yoruyor ne de sıkıyor. Aksine, okudukça insanın içi daralıyor ama bu rahatsızlık, uyanmaya zorlayan bir rahatsızlık. Yazarın “Daraldınız mı? Okuduklarınızı yaşayanları düşünün.” cümlesi, kitabın ortasında beni durdurup gerçekten düşünmeye itti. Bu kitap bana, “iyilik” kavramının bile nasıl araçsallaştırılabildiğini gösterdi. Yardım kuruluşları, insan hakları örgütleri ve evrensel değerler; emperyalist planların meşruiyet zemini hâline gelebiliyor. “Zehir altın kupada sunulur” sözü, kitap boyunca zihnimde yankılandı. Zemberek’i bitirdiğimde şunu net olarak düşündüm: Eğer geçmişte oynanan oyunları anlamazsak, bugün ve yarın kurulacak tuzakları da anlayamayız. Türkiye’yi ve içinde bulunduğu coğrafyayı yakından ilgilendiren bu konuların, her Türk vatandaşının bilmesi gereken meseleler olduğuna inanıyorum. Sonuç olarak Zemberek, sahne arkasını görmeyi öğrenmenin ne kadar hayati olduğunu bu kitap sayesinde çok daha net anladım. Bana göre Zemberek, yalnızca bir kitap değil; bir farkındalık çağrısı. Kesinlikle okunması gereken, güçlü ve rahatsız edici bir eser.
ZemberekBanu Avar · Remzi Kitabevi · 2016518 okunma
·
79 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.