Çok güzel bir distopya evreni var ama evrenle ilgili çok bir şey verilmediği için bize elimizdekiyle yetiniyoruz. Yazarın yalın bir dili olduğu için de bu konuda çok eksiklikler olmuş. Halk ak ve kara kemik olarak ayrılıyor. Ak kemikler zengin, soylu ve güçlü bir kesim. Kara kesimde halkın kara koyunları yani köleleri olduğunu söyleyebiliriz, yer altında yaşıyorlar. Zergül'ün annesi bir kara kemik ve hayat kadını ama bir ak kemikle birlikte oluyor ve Zergül doğuyor. Kızın annesi ölünce babasının tercihi Zergül'ü öldürmekken kadının kuzeni sayılan adam Kılıç Şahbazoğlu karısının isteğiyle kızı alıp malikanelerine götürüyor. Ve karısı Zergül'ü evin hizmetçisi olarak yetiştiriyor. Kızımız bir yetişkinken evin hanımı yani Kılıç'ın karısının 10 yıldır çocuğu olmayınca ve Kılıç'ın varise ihtiyacı olunca diyor ki hizmetçiye bir varis yapın... Kılıç'ın karısı bu konu üzerinde birçok kez tartışıyorlar ama adam kesinlikle kabul etmiyor, karısını seviyor. Derken bir gün suikastte karısını kaybedince intikamla karışık karısının son isteğini yerine getiriyor ve Zergül'le evleniyor. Kızımız hem psikopat bir adamla evli oluyor hemde yamyam sürüsü olan sosyetenin içine düşüyor. Kılıç'ın asla yumuşamaması bir darkrom için aşırı hoşuma giden kısımdı benim için. Finalde bile yumuşamış ve aşık değil! Kadını bir olayın ortasında bırakıp kendisinin sıyrılmasını beklemesi olayı da bence çok iyiydi. Her şeyin içinde kız kendi ayaklarının üzerinde durmak zorunda! Aşk yok şimdilik ama sahiplenme sınır tanımıyor. Gerilimi okumak keyifliydi. Kitabın tek eksiği derin yazılmamasıydı. Konunun potansiyeli çok iyiydi. Bir de anlaşmalı evlenen yan karakterleri burada geçiştirmek yerine ayrı kitapta detaylı okumalıydık onları da ayrı merak ediyorum...
4/5