Bu kitabı okurken şunu fark ettim: Bazı kitaplar sana “ne yapman gerektiğini” anlatır, bazıları ise seni ayağa kaldırır. At Şu Adımı kesinlikle ikinci gruptan.
Bu kitap motive edici cümleler sıralamakla kalmıyor; insanın bahanelerine, korkularına, ertelemelerine doğrudan dokunuyor. “Bir gün” dediğimiz ama asla gelmeyen o günün aslında bugün olduğunu yüzümüze sakin ama sarsıcı bir şekilde söylüyor.
Emek, bilgi, planlama, etik, tutku… Hepsi tek tek anlatılıyor ama en önemlisi şu:
Harekete geçmeden hiçbir şey değişmiyor.
Okurken bazı sayfalarda durup düşündüm:
“Ben kaç kere başlayacaktım ama vazgeçtim?”
“Kaç hayali ‘sonra yaparım’ diyerek erteledim?”
Bu kitap insana şunu hissettiriyor:
Mükemmel olmana gerek yok.
Hazır hissetmene de gerek yok.
Sadece bir adım atman gerekiyor.
Ve bazen o tek adım, bütün hayatının yönünü değiştiriyor.
Kendine güvenini kaybettiysen, yorgunsan, umudun azaldıysa ya da “nereden başlayacağımı bilmiyorum” diyorsan… Bu kitap tam da o anda elinden tutuyor.
Benim için bu kitap bir motivasyon kitabından çok, iç konuşma gibiydi. Yargılamadan, bağırmadan ama çok net bir şekilde:
“Artık bekleme. At şu adımı.”