10/10
·476 syf.··
2026 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 23:54
Elif Şafak’ın Aşk romanı, iki farklı zaman diliminde geçen ve birbirini tamamlayan iki hikâye üzerinden ilerler. Roman, aşkın yalnızca romantik bir duygu olmadığını; insanı dönüştüren, sarsan ve yeniden inşa eden bir güç olduğunu anlatır. Romanın modern zamanlardaki anlatıcısı Ella Rubinstein, Amerika’da yaşayan, kırklı yaşlarında, evli ve üç çocuk annesi bir kadındır. Hayatı dışarıdan bakıldığında düzenli ve güvenlidir; ancak Ella içten içe duygusal bir boşluk, anlamsızlık ve sevgisizlik hissiyle yaşamaktadır. Evliliği alışkanlığa dönüşmüş, kendi benliğini ve hayallerini geri plana atmıştır. Ella, bir yayınevinde çalışmaya başladığında “Aşk Şeriatı” adlı bir romanı değerlendirme görevi alır. Bu roman, 13. yüzyılda Mevlânâ ve Şems-i Tebrizi’nin ilişkisini konu almaktadır. Kitabın yazarı Aziz Zahara’dır. Ella, kitabı okudukça hem hikâyenin derinliğinden etkilenir hem de Aziz’le e-posta yoluyla iletişim kurmaya başlar. Bu yazışmalar ilerledikçe Ella, ilk kez gerçekten anlaşıldığını ve görüldüğünü hisseder. Aziz’in hayata ve aşka bakışı, Ella’nın kendi hayatını sorgulamasına neden olur. Zamanla Ella, evliliğini, korkularını, alışkanlıklarını ve “doğru” sandığı yaşam biçimini yeniden değerlendirir. Aziz’e duyduğu bağ, onu risk almaya, değişmeye ve kalbinin sesini dinlemeye iter. Ella için aşk, yalnızca birine duyulan his değil; kendini bulma ve cesaret etme hâlidir. Romanın ikinci ve daha derin katmanı, 13. yüzyılda geçer. Şems-i Tebrizi, sıra dışı, kurallara sığmayan bir derviştir. Hayatı boyunca hakikati ve “gerçek aşkı” arar. Dualarında, kendisini anlayacak bir yol arkadaşıyla karşılaşmayı diler. Bu yolculuk onu Konya’ya ve Mevlânâ Celâleddîn Rumi’ye götürür. Rumi, dönemin saygı duyulan bir âlimidir; bilgisi, itibarı ve düzenli bir hayatı vardır. Ancak Şems’le karşılaşması, Rumi’nin tüm dünyasını altüst eder. Şems’in anlattığı “Kırk Aşk Kuralı”, insanın benliğini bırakmasını, yargıdan arınmasını ve sevgiyi merkeze almasını savunur. Bu öğretiler Rumi’yi dönüştürür; onu âlimlikten şairliğe, bilgiden aşka taşır. Ancak bu yakınlık, Rumi’nin çevresinde huzursuzluk yaratır. Şems’in aykırı tavırları, toplumun ahlak anlayışına ve yerleşik düzene ters düşer. Kıskançlık, korku ve önyargı, Şems’e karşı bir düşmanlık doğurur. Şems'e karşı duyulan bu düşmanlık onun sonunu getirir ve bir grup insan tarafından Rumi'nin evinin bahçesinde öldürülür. Bu kayıp Rumi’yi derinden yaralar; fakat aynı zamanda onun en büyük dönüşümünün kaynağı olur.
AşkElif Şafak · Doğan Kitap · 200976,6bin okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.