Bazı romanlar vardır; zamansızdır. Ne yazıldığı yılı hissettirir ne de bugüne ait kalır. “Çıkmaz”, sanki yıllar öncesinden gelen, eski edebiyatın o derin izlerini taşıyan, içli ve sarsıcı bir hikâye gibiydi benim için.
Yazarın kalemine aşina olduğumu söyleyebilirim artık. Bu öyle bir roman, öyle bir kalem ki... İnsan donar kalır. Neden peki? Çünkü biz okurlar klişe şeylerden çok yorulduk. Çıkmaz çok derin bir roman. Her bir bölümü ayrı etkileyici ve sarsıcı. Yani karakterin can acısı okura derin bir şekilde geçiyor. Bir yeşilçam filmi izliyormuş gibi hissettim. Ama bu demek değilki yesilçam filmine benzettim diye yesilçam klişesi olsun. Değil çünkü kendine özgü bir roman eşi benzeri yok.
Neslihan Gazanfer'in pavyonunda assolist olarak çalışıyordur onunla birlikte Meral ve Aysun da pavyonda çalışıyordur. Sezen ise Neslihan'ın görmeyen kardeşidir. Mahir ise Gazanferin kardeşidir. Sezen'i Neslihan pavyona kendisiyle getiyordur. Bir gün Neslihan şarkı söylerken masa da ablasını izleyen Sezen'in yanına Gazanferin kardeşi Mahir oturur.
Sezen, Mahiri görmeden görür ve Sever. Mahir de ne kadar Sezen'in iyiliği için ondan uzak durmak istesede uzak duramaz.
Romanın bölümleri 7 kat cehennem tasvirinden anlatılır. Her katta başka hikayeler ve her karakteri ayrı ayrı okuruz. Bölüm ilerledikçe cehenneme yaklaşmış oluruz. 1. Kattan 7. Kata kadar karakterlere eşlik ederiz.
Her bölüm ayrı etkileyici. Her karakterlerle ayrı bağ kurdum. Betimlemeler çok güzel kitapta geçen her şey gözünüzde canlanıyor. Bu da kitabı daha etkileyici kılıyor. Yazar okurun karakterlere karşı empati kurmasını da çok iyi bir şekilde sağlıyor. Yani her şey kitapta olması gerektiği gibiydi. Ne eksik ne fazla hissettim. Akıcılığına zaten diyecek lafım yok o derece akıcı yani.
Bazı aşklar mahşere kalır. Bu sözü kitabı okurken anlıyoruz. Dokunaklı çok güzel bir kitaptı. Bazen düşünürüm derim ki kıyıda köşede kalmış çok güzel kalemler çok güzel yazarlar vardır. Ama neden hak ettikleri değeri göremezler üzer beni bu durum. Sırf popüler bir yazar diye rezalet kitap çıkaran kişileri de bilirim ve bu adaletsizlik üzer beni. Kitap bittiğinde kafamda şu söz döndü;
"Vedalar ancak güzel yüreklileri acıtır. " diye. "Çıkmaz'a veda etmekte acıttı....
Çok sevdim, özelikle derin edebiyat sevenler bu kitaba bayılır. Okuma listenize ekleyin tavsiyemdir. Kitapla kalın. Aylin Peksert