Seriyle İlgili Genel Bir Yazıdır.
Bu seri benim ben olma hikayemin başlangıcı...
2 senenin ardından yazmaya başlarken de elimde bu kitap vardı, "Benim gerçek bir kurgu yazmam lazım artık." dediğimde de. Best Smile doğduğunda elimde yine bu kitap vardı, deprem olup da taşınmak zorunda kaldığımda da. İlk aşık olduğumda da yanımdaydı bu hikaye, aşk acısını tattığımda da...
8. sınıfı bu kitapla bitirdim. Çevremde herkes sınava çalışırken ben kurgu olarak bu seviyeye gelmenin yollarını düşündüm.
Liseye başladığımda bu kitap kitaplığıma bir yere yerleşmiş olsa da her daim zihnimin köşesinde bir yerdeydi.
Bir süre sonra ise Eren ve Arden'e farklı bir yaşanmışlık yazmak fikri geldi aklıma: Maybe In Another Life.
Ama düşündüğüm kadar kolay olmadı. Bir hikayenin yolunu değiştiremezdiniz kolay kolay. Hikaye kendi kaderini çizerdi. Bunu yaşayarak öğrendim ben de.
Ben kendi kurgumu ilk oluşturduğumda yine aklımda bu kitap vardı. Elbette bir noktada ister istemez etkilendim. Ama zaman geçtikçe bana ait olan kurgu da kendi yolunu çizdi ve bu esinlenmeden uzaklaştı.
Eren'in aşkı, Arden'in ihaneti, Emris'in dostluğu, Sedat'ın komik halleri, Atlas'ın ciddiyeti, Demir'in zekası, Ala'nın özgüveni ile geçen dolu dolu 3 kitaplık bir seri oldu. Yeri geldi saatlerce boş duvara bakıp ağladım, yeri geldi kahkahalara boğuldum.
Bu seriden tamamen kopmak boğazımı düğümlüyor. Arden'e verilen sır gibi: "Benim renklerim hep siyahtır."
Bu kitaba başlarken benim de dünyam simsiyahtı. Ama gerçekler Eren'in dediği gibiydi: "Siyah rengi sevenler en renkli insanlardır."
"Belki başka bir hayatta. Belki de bu hayatta." diyerek bitiriyor Eren. Sevgilerin başka hayatlara kalmamasını diliyorum.
Emris korkularıyla yüzleştiğinde kendini affediyor. Kendinizi affetmenizi diliyorum.
Maybe In Another Life...