Bu bir üçleme. Büyük Defter savaş yıllarında tuhaf bir kadın olan anneannelerinin evinde hayatta kalmaya çalışan ikizlerin hikayesini anlatıyor. Sonraki romanlarda aynı hikaye farklı perspektiflerden ele alınıyor. Farklı bir perspektif olduğu için ikinci kitapta ipin ucunu kaçırıyoruz ve anlamak için epey bir odaklanmamız gerekiyor. Nihayet son kitapta cevapları topluyoruz. Çok farklı şeylere evrilmesine rağmen açık uçlu bir son yok. Kitabı kapattığınızda her şey açığa kavuşmuş oluyor.
Uyarı olarak bedenlerin parçalanışı gibi savaş yıkım sahneleri ve hemen her türlü cinsellik pratiklerinin yer aldığını belirtmem gerekir sanıyorum.
Geçenlerde bu kitapla benzer tadı veren bir film izledim, sevenler bakabilir ona da: Narayama Türküsü