– Spoiler –
İlk defa bir kitap hakkında inceleme paylaşmak istemiyorum çünkü bana göre çok sıkıcıydı ve fazlasıyla abartılmış bir kitaptı. Okurken sürekli “Bu kitap neden bu kadar övülüyor?” diye düşündüm. Bana göre bu kitap Werther’in aşkını değil, Werther’in takıntısını anlatıyor.
Werther, nişanlı birine âşık oluyor ve bunun yanlış olduğunu bilmesine rağmen kendini durdurmaya hiç çalışmıyor. Aksine, bu durumu kabulleniyor ve ona sahip olamadığı için sürekli üzülüyor. Sevdiği insanın mutlu olup olmadığını düşünmek yerine, kendi hislerine odaklanıyor. Bu yüzden bunu bir aşk hikâyesi olarak görmek bana zor geldi.
Kitap çok kısa olmasına rağmen beni hiç içine çekmedi. Sürekli aynı duygular tekrar ediyor, hikâye ilerlemiyor. Okurken gerçekten hiç okuyasım gelmedi, sadece yarım kalmasın diye bitirdim.
Sonunda Werther’in, Lotte’nin ona hediye ettiği kırmızı fularla intihar ettiğini okuyoruz. Açıkçası bu son beni etkilemedi. Çünkü hikâye boyunca Werther’in kendini çıkmaza soktuğunu zaten görüyoruz.
Kitabın çıktığı dönemde birçok kişinin Werther gibi giyinip kırmızı fular taktığı ve hatta intihar ettiği söyleniyor. Bu yüzden kitap bir süre yasaklanmış. Belki de o dönemde insanlar kendilerini Werther’e çok yakın hissettikleri için bu kadar etkilenmişlerdir. Ama bana göre bugün okunduğunda bu kadar övülmesini hak etmiyor.
Kısacası kitap bana oldukça abartılı geldi. Konusu da bana göre bir aşk hikâyesinden çok, takıntılı bir gencin duyguları etrafında dönüyordu. Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe