Canlarım
BEN geldim ve bugün sizlere kalbimde ayrı bir yeri olan o serinin devam kitabıyla geldim:
Vaveyla 3 – Zehirli Ekinoks
Hatırlayacağınız üzere ikinci kitabın sonunda, katile bir adım daha yaklaşabilmek için Alper’in de çalıştığı hastaneye sızmaya çalışıyorduk. Evet, hastaneye girdik… ama aradığımız şeyler gerçekten orada mı,
Bu süreçte ikilimizin arasındaki duygular artık zirveye ulaşıyor. Aşklarını birbirlerine itiraf ediyorlar ve gerçekten çok ama çok aşık bir çift haline geliyorlar.
(Tam “oh be” diyecekken içime bir sıkıntı çöktü…)
Ancak bu sırada yeni planlar, yeni riskler ve çok tehlikeli bir oyunun içine giriyorlar. Ve ne yazık ki… birini kaybediyoruz.
Gökçe, ölmeden önce Lavin’in kulağına katilin adını fısıldıyor.
Kartal ise bir süredir her şeyin farkında…
Artık karşılarında yalnızca hissettikleri değil, adı olan bir düşman var.
(Bu noktada kalbim küt küt atıyordu…)
Daha fazla spoiler vermeden kendi yorumuma geçiyorum.
Bu seriye başladığım andan itibaren gerçekten aksiyon arıyordum ve bu kitap seride aradığım her şeyi fazlasıyla verdi.
Akıp gitti, resmen soluksuz okudum.
Yazarın kalemini zaten hepimiz biliyoruz:
çok akıcı, çok sürükleyici…
Ben normalde betimleme okumayı pek sevmem ama Binnur ne yazarsa yazsın, galiba bana her şekilde okutabiliyor.
(Hayranlıkla sayfaları çevirdim…)
Bu kitap;
katil, yardımcı, intikam ve aşkın iç içe geçtiği mükemmel bir fırtına gibiydi.
Her sayfaya “Daha ne olabilir ki?” diyerek başladım,
sonunda ise “Dahası da varmış…” diyerek kapattım.
En çok ağladığım karakter ise açık ara Alper oldu.
Beni yaktı, perişan etti…
Toprak da bir o kadar üzse de en azından sevdiği kadına kavuşabildi.
Ama Alper…
Arkadaşını kaybetmemek için Kardelen’e bir adım bile yaklaşamayan bir adamdı.
Bazı sahnelerde ona “çiçeğim” diye seslendiği anlar var ya… Binnur Şafak Nigiz
(resmen kalbime saplandı…)
Ve bir diğer gözyaşı sebebim: Lavin.
Bundan sonra ne zaman fesleğenli makarna görsem ağlayabilirim sanırım…
(İçim burkuldu, boğazım düğümlendi…)
Kısacası:
Bu kitap mükemmeldi.
Seriyle nasıl vedalaşacağımı gerçekten bilmiyorum.
Siz bu yorumu okurken ben, bu dünyaya veda etmeye kendimi hazırlıyor olacağım.
Sizlere de bu seriyi şiddetle ve kalpten tavsiye ediyorum.
Okuyun, hissedin, ağlayın, nefes nefese kalın…
Ve Vaveyla’nın kalbinize nasıl dokunduğunu görün.