"Bazen bir insanı iyileştiren şey mucizeler değil, koşulsuz sevgidir."
Merhabalar canlarım
Ben geldim ve bugün sizlere naif mi naif, masum mu masum, yüreklere dokunacak sıcacık bir kitapla geldim. Kalemiyle de kendisiyle de tanışma kitabım olan Su Akar'ın Gelgit: Yeniden Uyanış kitabı ile sizlerleyim.
Sırma, çocukluğu ve gençliği boyunca babasını kendine örnek almış, tam anlamıyla "babasının kızı" diyebileceğimiz bir karakter. Ta ki babasının onun geleceği için ilmek ilmek ördüğü planı öğrenene kadar...
Batmak üzere olan şirketini kurtarmak isteyen babası, Sırma'yı zengin ortağının oğluyla evlendirmek ister. Ancak bu evlilikte büyük bir sorun vardır. Aras yirmi sekiz yaşındadır fakat zihinsel olarak altı yaşındaki bir çocuğun masumiyetine sahiptir.
Bu planı öğrenen Sırma kaçmaya karar verir. Ancak tam özgürlüğüne kavuşacağını düşündüğü anda, kapılarının önüne gelen arabalarla birlikte Aras ve ailesi çıkagelir. Sırma kaçmaya hazırlanırken duyduğu o küçücük "Beni bırakma..." sözüyle dönüp Aras'a bakar ve her şey o andan sonra değişir.
Böylece dışarıdan bakıldığında mutlu bir aşk hikâyesi gibi görünen ama aslında Aras'ın ailesinin kendi çıkarları ve aile içindeki dengeleri korumak adına kurduğu bu zoraki evlilik başlar. Peki evlenmek işin kolay kısmıysa, bundan sonra onları neler bekliyordur?
Daha fazla spoiler vermeden yorumuma geçiyorum.
Uzun zamandır bir kitabı okurken bu kadar keyif aldığımı hatırlamıyorum. Çünkü gerçek anlamda aradığım şeyin saf sevgi olduğunu bu kitapla birlikte keşfettim diyebilirim. (Kitabı okurken kalbim resmen yumuşadı. )
Aras'ın o masum hâlleri, Sırma'nın ona kıyamayan tavırları derken ikili gönlümde resmen taht kurdu. Ve uzun süre de orada kalacak gibi görünüyor. Naif, masum ve sevgi dolu bir aşk hikâyesiydi. Ta