; 7/10
arka arkaya karanlık romantikleri okuduktan sonra araya böyle sevimli kitaplar sıkıştırmak şart oldu. kitap şu sonbahar havalarında ortalıkta fazla popülerce geziyordu ve bende neden bir şans vermeyeyim ki diyerek bir şans vermiş oldum. iyide oldu aslında.
yani yüksek beklentilerle başlamazsanız kitaba kitap çıtır çerezlik okunabilir güzel bir kitap. popüler olmasına aldanıp aşırı şeyler beklemeyin yani kitaptan.
kitap ana karakterimiz olan jeanie'nin teyzesinin kahve dükkanını devralmak için küçük bir kasabaya gelmesiyle başlıyor. jeanie değişik bir karakter ama sevimli yani onu ne çok sevdim ne de nefret ettim sadece gözümde sevimli biri. sonra bu kasabaya yavaştan taşınıyor, işine adapte olmaya çalışıyor falan derken geceleri bunu yeni evinde uyutmayan bir sesle olaylar patlak veriyor. sesin kaynağını araştırayım derken seksi çiftçi logan ile tanışıyorlar ve logan kızın haline üzülüp ona haftalık kasaba toplantısına gelip bu sıkıntısını anlatmasını öneriyor. başına geleceklerden bir haber.
jeanie de bir sonraki toplantıya katılıp böyle bir sorunu olduğunu söylüyor hatta abartıp hayalet olduğunu düşündüğünü falan söylüyor belediye başkanı da seksi çiftçi sana yardımcı olsun sorunu araştırıp çözüme kavuştursun diyor. logan da el mahkûm bu teklifi kabul ediyor tabi biraz onunda gönlü jeanie'ye kaydığından da kabul ediyor da bunu asla kendine itiraf edip kabullenecek yürek yok onda. neyse işte bir gece jeanie'nin evinde kamp kuruyorlar sözde hayaleti yakalamak için biraz da yakınlaşıyorlar falanlar filanlar derken bizim hayalet kedi çıkıyor. logan kediyi yakalıyor jeanie'ye veriyor ve jeanie artık bir kedi sahibi oluyor. böyle böyle kasabaya falan alışıyor, arkadaşlıklar ediniyor. komşu dükkânlarının sahipleriyle kaynaşıyorlar, kasabanın kitap kulübüne falan
Öncelikle bu kitaptan ne beklediğimden bahsedeyim sıcak bir kasaba okurken içimi ısıtsın canım Pumkin spice coffe çeksin ve tatlı bir aşk öyküsü okuyup mutlu olayım…
Gel gelelim bunların hiç birini alamadım bir kere yan karakterin erkek ana karakteri gereksiz sahiplenmesi beni aşırı irite etti ne mana sonra erkek karakterin o kadar saçma bir nedenden dolayı tramvası var ki bu beni böyle davranması için hiç tatmin etmedi sürekli tam yakınlaşacakken ikisinden birisi vazgeçiyor kitabın sonuna kadar bunu okudum en sonunda öğk oldum erkek karakter yatakta yakınlaştıkları sahnede bile hala eski sevgilisinin travmasını düşünüyor bu da beni ayrı sinir etti kitabın son 30 sayfasını atlaya atlaya okudum gerçekten hiç sevemedim ve sevmek için de çok zorlandım kendimi:(
Başta okurken biraz sıkılmıştım ama ilerleyen sayfalarda fena gitmedi. Çok bana hitap ettiğini söyleyemeyeceğim yarım bırakmamak için bitirdim ama ufaktan keyifliydi. Çerezlik bir kitap, biraz fazla erotik sahne vardı hafif rahatsız etti ama gitti. Aşkı güzel hissettirdi, boşluktaysanız okuyabilirsiniz bence.
Benim kanaatimce, Pumpkin Spice Kafe tam olarak “keyiflik bir okuma” kitabı.
Özellikle havalar soğumaya başlayınca, elinizde sıcacık içeceğin olurken bu kitapın sayfalarında dolaşmak iyi gelecektir.
Eğer beklentiniz çok uzun süreli sürükleyicilik ya da büyük olaylar değilse, rahatlıkla tatmin edecek bir kitap.
Ama “etkileyici edebi dil” ya da “olay örgüsünde büyük sürprizler” arıyorsanız, bazı açılardan eksik kalabilir. Keyifli okumalar…
Gilmore Girls tarzı bir kitap beklentisiyle elime aldığım bir kitap oldu açıkçası ama benzetmek haksızlık olur diye düşünüyorum, anlatımı tasviri bence güçlüydü kendimi kitaba çok güzel kaptırdım, benim bitirmem uzun sürdü çünkü vakit bulamadım ne yazık ki okumak için, yeterince tatmin edici bir aşk hikayesi olarak bulmadım epey zorlu bir mutlu sondu, gereksiz uzadı gibi (: ama sevimli iç ıstan hızlı akıp giden bir kitaptı açıkçası ben yazarın diğer kitabını da almayı düşünüyorum kitabın kapağı gibi sevimli :)) Pumpkin Spice Kafe
Bir kasabaya yerleşip orada kafe işeleten Jeanie ve kasabanın sahiplendiği bir çiftçi olan Logan’ın hikayesinin işlendiği güzel bir kasaba öyküsü diyebiliriz.
Çok sıcak ve sevimli bir hikaye Pumpkin Spice Kafe. Sıcak bir mahalle, sevimli insanlar, iyi dostluklar ve tutkulu bir aşk hikayesi. Okurken o mahalleye dahil olmak isteyebilirsiniz.
Kitabı o kadar duydum, gördüm ki. Dedim aha kapağıda çok tatlı, sıcacık hissetdiriyor. Sayfa sayısı da az dah ne isterim ki bir romantik kitaptan.
Bütün güzel şeyler burda sona eriyor:))
Sıradan bir hikaye. Kasabaya bir kız gelir, oğlan görür aşık olur, ufak bir sorun ve mutlu son. Bu kadar
Kitabı kesinlikle beğenmedim. Her şey çok aceleye getirilmişti. Kitapta bir olmamışlık bir çiğlik vardı sanki. Sürekli aynı konular etrafında dönülmesi de cabası. Karakterlerin bir türlü aşamadığı sorunların defalarca tekrar edilmesi beni iyice sıktı. Ve bir de cinsellik gereksiz yoğunluktaydı bence. Gerçek hayattan çooook uzak bir kitap. Kitabı zor bitirdim resmen
#pumpkinspicekafe
-LAURİE GİLMORE
“-O zaman ne istiyorsun, Logan? Çünkü ben çözemedim.’
-Seni. Seni istiyorum.’”
İnsan tam da Dream Harbor gibi sıcacık bir kasabada yaşamak istiyor böyle hikayeleri gördüğünde. Sıcacık bir aile ortamı gibi insanlarla hep iç içe, aynı zamanda kendini dinleyebildiğin küçücük bir kasaba…
Nitekim Dot teyze Jeanie’yi Dream Harbor’a çağırdığında, Jeanie’de bu duyguları yaşamak arzusundaydı. Teyzesi PumpkingSpice Kafeyi işletmesi için ona bıraktığında kendine yeni bir yol yeni bir başlangıç yapmak istiyordu Jeanie. Şehir hayatının yoğunluğu ve iş yükünden bunalmış ve bu küçücük kasabada nefes almaktı amacı.
Tabi kasabının huysuz oduncu gömlekli çiftçisine rastlayana kadar. Logan başarız bir ilişkiden sonra kendini hem aşka hemde insanlara biraz kapamıştı. Çünkü bu kasaba halkı ne kadar aile gibi sıcak kanlı olsalarda dedikodu kazanı gibiydi. Yaşadığı trajediyi hatırlamamak içinde kasabadan uzak durmaya çalışıyordu. Tabi kafeye teslimat için gelene kadar. Kafenin yeni sahibi Jeanie ile karşılaşmaları ilk böyle oldu.
Logan kendi travmaları ile boğuşurken, Jeanie ise yeni bir başlangıç ve kendi yolunu bulmayı hedefliyordu. Bu ikili daha ilk anda birbirlerinden etkilendiler haberleri olmasada. Kasabanın sıcacık atmosferi, onların içinde kaynayan tutkuyu daha da körüklemeye başladı onlar bir araya geldikçe.
Logan’ın en yakın arkadaşları, diğer işletme sahipleri, kasaba halkı, kitap kulübünün çılgın üyeleri ki o kulüp tam benlikmiş herkes çok samimi çok sıcak. İçinizi ısıtıyor her biri. Tabi arada inişli çıkışlı anlarda oluyor oda tuzu biberi diyebiliriz. Huysuz, Günışığı ve küçük kasaba temalı çok keyifli bir kitaptı #pumpkinspicekafe. Sadece biraz daha slow burn ilerlesemi demedim değil. Ama kapağı kapattığımda yüzümde bir gülümseme ile veda
Laurie Gilmore, ateşli küçük kasaba aşk romanları yazan, Sunday Times ve USA Today'in en çok satan 1 numaralı yazarıdır. Dream Harbor serisi, sıra dışı kasaba halkı, samimi ortamlar ve baş döndürücü romantizmle doludur. Serinin ilk kitabı The Pumpkin Spice Café , Good Morning America'da yer aldı ve 2024 TikTok Mağaza Kitabı seçildi.
Tatlılık ve baharatın mükemmel dengesine sahip kitapları bulmayı seviyor ve kendi yazılarında da bunu hedefliyor.
Laurie aynı zamanda Melissa McTernan ismiyle romantik fantastik romanlar da yazmaktadır.